Çanakkale – Türkiye ile Güney Kore arasında geçtiğimiz günlerde Seul’de gerçekleştirilen liderler zirvesinde nükleer enerji alanında yeni adımlar atıldı. Zirve kapsamında Türkiye Nükleer Enerji A. (TÜNAŞ) ile Güney Kore İhracat-İthalat Bankası (KEXIM) arasında finansman iş birliğini içeren bir mutabakat zaptı imzalandı. Bu anlaşma ile Sinop İnceburun mevkisinde kurulması planlanan ve 4 adet reaktörden oluşması öngörülen ikinci nükleer santral projesine sermaye ve kredi sağlama mekanizmaları masaya yatırıldı. Türkiye ile Japonya arasında 2013 yılında başlatılan ancak güvenlik maliyetlerinin ikiye katlanarak 44 milyar dolara ulaşması üzerine 2019 yılında rafa kaldırılan Sinop projesi, böylece Güney Kore konsorsiyumu ile yeniden gündeme taşındı. İktidarın 2050 yılına kadar 20 gigavatlık nükleer kapasite oluşturma hedefi doğrultusunda yürüttüğü bu hamleler, çevre ve sağlık kaygılarının yanı sıra, kamu bütçesine yüklenecek devasa maliyetler nedeniyle eleştiriliyor.
Yerli Enerji İllüzyonu: Nükleer Santrallerle Katlanan Dışa Bağımlılık

İhtiyaç fazlası enerjiye verilen milyar dolarlık alım garantisi
Türkiye’nin mevcut elektrik üretim altyapısında kurulu güç ve arz fazlası bulunmasına karşın nükleer santrallere ısrarla yönelinmesi, projenin toplumsal ihtiyacın ötesinde bir sermaye aktarım mekanizması olduğunu gösteriyor. Doğa hakkı savunucuları ve uzmanlar, enerji ihtiyacının çok üzerindeki bu yatırımların temel amacının kamu kaynaklarını küresel enerji şirketlerine ve yerli ortaklarına aktarmak olduğunu vurguluyor.
Mersin Akkuyu’da Rus devlet şirketi Rosatom’a 15 yıl boyunca kilovatsaat başına 12.35 ABD senti gibi piyasa şartlarının çok üzerinde verilen alım garantisi, kamuya 35 milyar dolardan fazla bir yük getiriyor. Benzer bir finansal modelin planlandığı Sinop projesi için de 20 yıl boyunca kilovatsaat başına 11 ila 12 sent düzeyinde elektrik alım garantisi ile geniş vergi istisnalarının getirilmesi hedefleniyor. Elektrik alım fiyatındaki 1 sentlik ufak bir artışın dahi 15 ila 20 yıllık süreçte kamuya 3 milyar dolarlık ek maliyet ürettiği göz önüne alındığında, verilen devlet garantilerinin halkın cebinden sermaye gruplarına döviz aktarma aracına dönüştüğü ifade ediliyor.
Yakıttan teknolojiye tam bağımlılık getiren Sinop girişimleri
Nükleer santrallerin Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltacağı yönündeki resmi iddiaların aksine, mevcut projeler bağımlılığı katlayarak artırıyor. Santrallerin mülkiyet yapısının yabancı konsorsiyumlara verilmesi, nükleer yakıt olan uranyumun zenginleştirilerek dışarıdan ithal edilecek olması ve üretilen elektriğin döviz bazında garanti edilmesi, ülkeden sürekli dışarıya döviz akışına sebep oluyor.
Öte yandan Güney Kore’nin Sinop için önerdiği APR1400 reaktör teknolojisinin ABD merkezli Westinghouse Şirketinin fikri mülkiyetine ve ABD Enerji Bakanlığının ihracat kontrollerine bağlı bulunması, teknolojideki derin bağımlılığı ortaya koyuyor. Bu hukuki ve teknolojik cenderede, santraller ülke topraklarında kurulsa bile mülkiyetinden lisansına, işletmesinden yakıtına kadar tüm süreçlerde yabancı aktörlere tam bir bağımlılık şekilleniyor.
İnceburun’da ağaç kıyımı ve Danıştayın bozma kararı
Sinop İnceburun sahasında henüz nihai teknoloji kararı verilmeden ve hukuki süreçler tamamlanmadan başlatılan altyapı faaliyetleri neticesinde 650 binden fazla ağaç kesilerek orman alanı çoraklaştırıldı. Santralin reaktörlerini soğutmak amacıyla Karadeniz’den çekilecek devasa miktardaki suyun klorlanarak tekrar denize salınacak olması, deniz suyu sıcaklığını artırarak termal şok ve klor birikimi yaratıyor. Bu durum Karadeniz’in hassas ekosistemini, balık popülasyonlarını ve bölgesel balıkçılığı doğrudan tehdit ediyor.
Çernobil felaketinin acı sonuçlarını yakından yaşamış Karadeniz halkı projenin iptali için mücadele ederken, Türk Mimar ve Mühendisler Birliği (TMMOB), Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Sinop Nükleer Karşıtı Platformu öncülüğünde açılan davalarda yargıdan önemli kararlar çıktı. Danıştay 6. Dairesi, mevcut ÇED raporunun projeden çekilen Japon ATMEA1 reaktör tasarımına göre hazırlandığına dikkat çekerek, Güney Kore reaktörleri gibi farklı bir teknoloji kullanılması halinde raporun geçerliliğini yitireceğini ve çevresel etkilerin sıfırdan değerlendirilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkemenin ret kararını bozdu.
Geleceğe ipotek
Sonuç olarak, Türkiye’de kurulu güç ve enerji arz fazlası bulunmasına karşın nükleer santrallere verilen yüksek fiyatlı devlet alım garantileri ile vergi istisnaları, projenin toplumsal enerji ihtiyacından ziyade sermaye gruplarına kaynak aktarma işlevi gördüğünü gösteriyor. İnceburun sahasında yüz binlerce ağacın kesilmesiyle yaratılan ekolojik tahribat, Karadeniz’in soğutma suyu deşarjıyla göreceği zararlar ve Danıştayın mevcut ÇED raporunu bozan kararları göz önüne alındığında, kamu yararı ve doğayla bağdaşmayan bu nükleer sevdası halkın ve ekolojik yaşamın geleceğini tehdit etmeyi sürdürüyor.
‘Anlaşmalar daha çok kapitülasyon niteliğinde oluyor’
Yapımı henüz başlamayan Sinop Nükleer Güç Santrali için Güney Kore’de Türkiye Nükleer Enerji AŞ ile Güney Kore İhracat-İthalat Bankası arasındaki nükleer güç projesi finansmanına ilişkin iş birliği mutabakat zaptına dair konuştuğumuz Yeni Parti Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz şeffaflık vurgusu yaptı.
İmzalanan metnin içeriğinin kamuoyuyla resmi olarak paylaşılmadığına dikkat çeken Yavuzyılmaz, mutabakat zaptının nükleer santral inşasını, nükleer güç teknolojisinin geliştirilmesini ya da yalnızca finansman sağlanmasını mı kapsadığının belirsiz olduğunu belirtti. AKP’nin Akkuyu Nükleer Güç Santrali konusundaki süreçlerde de şeffaf olmadığını hatırlatan Yavuzyılmaz “Nükleer santral yapılmasının risklerinin yanında, aynı zamanda AKP’nin bu tip sözleşmelerde yarattığı bir kara delik var ve bu anlaşmalar daha çok siyasi dış politika tavizleri içeren formatta kapitülasyon niteliğinde oluyor” ifadelerini kullandı.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
App Store'dan İndir
Google Play'den İndir




