Libya Temsilciler Meclisi'nin Türkiye ile 2019'da imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasını onaylaması, Yunanistan'da endişeye yol açtı. Atina'nın hazırlıksız yakalandığını yazan Yunan gazetesi Kathimerini, gelişmeyi Ankara'nın Doğu Akdeniz'deki stratejik hamlesi olarak değerlendirdi.
Yunan Basını Türkiye-Libya Antlaşmasını Yazdı: 'Atina, Hazırlıksız Yakalandı...'

Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatın, Libya'nın doğusundaki Bingazi merkezli Temsilciler Meclisi tarafından onaylanması, Yunanistan'da diplomatik hareketliliğe neden oldu. Atina yönetimi karara tepki gösterirken, Yunan basını Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de güçlenen konumuna dikkat çekti.
Yunanistan'ın önde gelen gazetelerinden Kathimerini, 21 Ekim 2026 tarihli haberinde gelişmeleri "Doğu Akdeniz'de sert poker" başlığıyla değerlendirdi. Vasilis Nedos ve Manolis Kostidis imzalı haberde, Ankara'nın Libya'da yürüttüğü diplomatik girişimlerin Atina'nın bölgesel hesaplarını değiştirdiği vurgulandı.
Gazete, Türkiye-Libya mutabakatını uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendirirken, anlaşmanın Libya'nın doğusunda da kabul görmesinin Ankara açısından önemli bir diplomatik kazanım olduğunu ortaya koydu.
"BEKLEDİĞİMİZ SONUCU ALAMADIK"
Kathimerini'nin haberinde en dikkat çekici değerlendirmelerden biri de Yunanistan'ın Libya Temsilciler Meclisi'nin kararına hazırlıksız yakalandığı yönündeki tespit oldu.
Gazete, uzun yıllardır Türkiye ile karşı karşıya bulunan Halife Hafter'e bağlı siyasi ve askerî çevrelerin Ankara ile yakınlaşmasının Atina'da endişeyle izlendiğini aktardı.
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı'nın, Libya'daki onay kararının ardından ülkenin egemenlik haklarını korumak için gerekli bütün adımları atacağını açıkladığı belirtildi.
Kathimerini, gelişmeyi Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki stratejik hamlesi olarak yorumlarken, Atina'nın hem Trablus hem de Bingazi üzerinde etkili bir diplomatik dayanağının kalmadığını savundu.
Haberde, Yunanistan'ın Libya'nın iki yönetimiyle de iletişim kanallarını açık tutma politikasının beklenen sonucu vermediği değerlendirmesine yer verildi.
HAFTER'DEN TÜRKİYE'YE DESTEK
Libya'nın doğusundaki yönetimin Türkiye ile yakınlaşması, Yunan basınının üzerinde durduğu başlıca konulardan biri oldu.
Kathimerini, Halife Hafter'in oğlu ve Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter'in, Türkiye-Libya anlaşmasının onaylanmasını memnuniyetle karşıladığını yazdı.
Saddam Hafter'in açıklamasında, anlaşmanın Libya'nın Doğu Akdeniz'deki haklarını ve ekonomik çıkarlarını korumaya yardımcı olacağı, aynı zamanda Türkiye ile iş birliğini ve yatırım fırsatlarını genişleteceği belirtildi.
Gazete, Saddam Hafter'in birleşik bir Libya'da cumhurbaşkanlığı hedefleri bulunduğunu ve Ankara'nın olası adaylığına sıcak bakabileceğini öne sürdü.
Bu değerlendirme, Türkiye'nin Libya'daki ilişkilerinin yalnızca mevcut yönetimlerle sınırlı kalmadığına, ülkenin gelecekteki siyasi yapılanmasında da etkili olabileceğine işaret ediyor.
12 MİL SEÇENEĞİ GÜNDEMDE
Kathimerini'ye göre Türkiye-Libya mutabakatının Bingazi tarafından onaylanması, Atina'da uzun süredir tartışılan Girit çevresindeki kara sularının 12 deniz miline çıkarılması seçeneğini yeniden gündeme getirdi.
Gazete, Yunanistan'ın Libya'daki diplomatik etkisinin zayıflaması nedeniyle bu seçeneğin yeniden değerlendirilebileceğini yazdı. Ancak Yunanistan'ın kara sularını genişletme ihtimali, Türkiye ile deniz yetki alanları konusunda yaşanan anlaşmazlıklardan bağımsız değil.
Ankara, Ege Denizi'nde kara sularının 12 mile çıkarılmasına karşı çıkarken, Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarının hakkaniyet ilkesi temelinde belirlenmesi gerektiğini savunuyor. Türkiye, özellikle adalara ana karalarla aynı ölçüde deniz yetki alanı tanınmasına dayanan Yunan tezlerini kabul etmiyor.
Bu nedenle Kathimerini'nin gündeme taşıdığı 12 mil seçeneği, Atina'nın siyasi ve diplomatik değerlendirmeleri kadar Türkiye'nin bölgedeki hak ve çıkarları açısından da önem taşıyor.
MISIR VE BAE ETKİSİ TARTIŞILIYOR
Yunan gazetesinin analizinde, Türkiye'nin Libya'daki artan etkisinin yalnızca Yunanistan'ı değil, Mısır'ın bölgesel konumunu da etkilediği ileri sürüldü.
Kathimerini, Bingazi'nin Türkiye-Libya mutabakatını onaylamasının Kahire'nin Libya üzerindeki nüfuzunun azaldığına işaret ettiğini savundu.
Haberde, Türkiye'nin Libya'nın doğusu ve batısındaki askerî yapıların birleştirilmesi sürecinde Birleşik Arap Emirlikleri ile birlikte önemli rol oynadığına ilişkin diplomatik değerlendirmeler aktarıldı.
Gazete, Nisan 2026'da ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından düzenlenen Flintlock '26 tatbikatında Trablus ve Bingazi güçlerinin ortak komuta altında yer aldığını, Türk kuvvetleriyle de iş birliği yaptığını hatırlattı.
Kathimerini'ye konuşan kaynaklar, Ankara ile Abu Dabi'nin Libya'daki askerî ve siyasi yapılanma konusunda ortak çıkarlar geliştirebildiğini öne sürdü.
Bu tablo, geçmişte Libya'da farklı tarafları destekleyen bölgesel aktörlerin değişen ilişkilerine dikkat çekiyor.
AB'DEN ANTLAŞMAYA İTİRAZ
Kathimerini, Avrupa Birliği'nin Türkiye-Libya mutabakatına yönelik itirazlarını da haberine taşıdı.
Gazeteye göre, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile Avrupa Konseyi Başkanı António Costa, anlaşmanın onaylanmasına karşı çıkarak mutabakatın geçersiz olduğu yönündeki görüşlerini yineledi.
Türkiye ise 2019 yılında Libya'nın uluslararası alanda tanınan Trablus merkezli hükümetiyle imzaladığı anlaşmanın uluslararası hukuka ve hakkaniyet ilkesine uygun olduğunu savunuyor.
Türk Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, Libya Temsilciler Meclisi'nin 20 Ekim'deki onay kararının iki ülkenin karşılıklı hak ve çıkarlarını güvence altına aldığı ve ikili iş birliğini güçlendireceği vurgulandı.



