Dr. Osman Gazi Kandemir Independent Türkçe için yazdı
Zarfı Bozuk Mektuplar: İran Savaşı Yapay Zekâya Ne Öğretti?

Ukrayna savaşı, muharebe sahası verisini müttefikler arasında el değiştiren bir varlığa dönüştürdü. Ağustos ayında İngiltere, Ukrayna'nın binlerce kamera ve kızılötesi algılayıcıdan veri toplayan Avengers yapay zekâ platformuna erişen ilk yabancı ülke oldu. İngiliz hükümeti bu platformu bir altın madeni olarak tanımladı. Veri artık hacmi ve fiyatı olan bir emtia.
Peki bu emtianın kalitesini kim ölçüyor?
Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü'nün (ASPI) yayın organı The Strategist'te John James bu soruyu İran savaşı üzerinden soruyor. James'e göre Körfez'de üretilen veri, daha üretildiği anda güvenilmez durumda. Ham petrolün bir analiz sertifikası vardır, muharebe verisinin ise yoktur. Benim okumam şu: James'in teknik bir standart sorunu olarak tarif ettiği şey, aslında bilgi ortamında harekâtın yeni bir evresidir.
Güvenlik Stratejileri Dergisi'nde yayımlanan makalemde bilgi ortamındaki harekâtı iki kategoriye ayırmıştım. Bilgiye Yönelik Harp (BYH) bilgi sistemlerini, veri zincirlerini ve komuta kontrol altyapısını hedef alır. Bilişsel Harp ise insan zihnini ve bilginin nasıl yorumlandığını hedefler. Bu ayrımı "zarf ve mektup" metaforuyla açıklamıştım. BYH mektubun zarfına ve posta sürecine yönelir, Bilişsel Harp mektubun nasıl okunduğuna. İran savaşı bu metafora beklenmedik bir katman ekledi. Mektup sağlam görünüyor ama zarf bozulmuş. Üstelik bu mektupları okuyan artık insan değil, makine. Körfez'de zarfın üç ayrı yerden yırtıldığı görülüyor.
İlki elektromanyetik katman. Savaşın ilk 4 gününde Körfez genelinde 1.735 uydu seyrüsefer karışması kaydedildi. Bir hafta içinde bölge, bir deniz harekât alanında bugüne kadar belgelenmiş en yoğun karıştırmaya sahne oldu. Yük gemileri ekranlarda havalimanlarında, bir nükleer santralde, karanın ortasında görünmeye başladı. Denizcilik sigortacısı Skuld, karıştırmanın artık kalıcı bir işletme koşulu hâline geldiğini bildirdi. Körfez havalimanlarına inen ve buradan kalkan uçaklar GPS sinyalini tamamen kaybetti, hava trafik kontrolü radar yönlendirmesine geri döndü.
Makalemde BYH'nin elektronik harp araçları arasında saydığım bastırma (jamming) ve aldatma (spoofing) burada doğrudan iş başında. Asıl dikkat çekici olan ise karıştırmanın önemli bir bölümünün savunan taraftan gelmesi. İsrail ordusu Ekim 2023'ten beri gelen mühimmatı şaşırtmak için seyrüsefer sinyallerini bozduğunu kabul ediyor. Dost bilgi kaynaklarını korumaya yönelik savunma faaliyeti, dostun kendi kaydını da kirletiyor. BYH'nin savunma ayağı ile kendi bilgi üretimi arasında yeni bir gerilim doğuyor.
Bu bozulma görüntüye değil, konuma ve zamana dokunuyor. Ancak radar, elektro optik, kızılötesi ve radyo frekansı izleri ortak bir zaman referansıyla birleştirildiği için zaman kayınca birleşik kayıt da hatayı miras alıyor. Görüntü sağlam kalıyor, üst veri kalmıyor. Zarf ve mektup metaforunun neredeyse birebir karşılığı budur.
İkinci katman fiziksel. İran insansız hava araçları Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'de en az üç veri merkezini vurdu. Veri, kaydedildiği yerde saldırıya uğradı. Ateş altında yedek sahaya taşınan ve yeniden yüklenen bir kaydın kaynağı artık güvenle doğrulanamıyor. Makalemde NATO doktrinine dayanarak tarif ettiğim fiziksel, sanal ve bilişsel boyutların iç içe geçmesi burada somut biçimde görülüyor. Fiziksel bir vuruş, sanal bir kaydın güvenilirliğini ortadan kaldırıyor.
Üçüncü katman en az konuşulanı: otonomi. ABD Ordusu bölgeye yaklaşık 10.000 Merops önleyici insansız hava aracı gönderdi. Bu araçlar hedeflerini otonom olarak angaje edebiliyor. Klasik bir hava savunma angajmanı yerdeki atış kontrol sisteminde bir veri izi bırakır. Canlı bağlantısı olmayan otonom bir önleyici ise geriye bilgi göndermez. Hedefini vuran önleyici zaten geri dönmez. Savunma elektronik harpten korunmak için otonomiye ne kadar yaslanırsa, angajman o kadar az kaydediliyor.
Bu neden önemli? Çünkü bu veriler yarının karşı insansız hava aracı modellerini eğitecek. James'in örneği çarpıcı. Aldatma yüzünden menzil etiketleri kaymış Körfez görüntüleriyle eğitilen bir model, gelen Şahid'i olduğundan uzakta sanacak, önleyiciyi geç fırlatacak ve aracı geçirecek. Ukrayna verisi de aynı sorunu taşıyor. Rusya, Şahidlerin yanında algılayıcılarda onlara benzeyen yem araçlar gönderiyor, Ukrayna'nın kendi karıştırması da yaygın. Ne karıştırma durumu ne de yem oranı, İngiltere'nin edindiği görüntülerle birlikte geliyor.
Bana göre burada BYH ile Bilişsel Harp arasındaki sınır yeni bir biçimde aşınıyor. Makalemde Bilişsel Harbin amacını mesajın gerçekliğini değil algısını dönüştürmek olarak tanımlamıştım. Bozuk zarfla eğitilmiş bir model de bir tür algı bozukluğu edinir. Fark şu ki hedef insan zihni değil, karar yetkisi devredilmiş bir makinedir. Bugünün elektronik harbi, yarının algoritmik yargısına gömülü gecikmeli bir etki üretiyor. Düşman sizi bugün aldatmasa bile, dün kaydettiğiniz aldatmayla yarın kendinizi aldatıyorsunuz.
İkinci Dünya Savaşı'nda Mincemeat Harekâtı ile İngilizler Almanlara sahte bir mektup okutmuştu. Zarf sağlamdı, mektup yalandı. Bugün tablo tersine döndü. Mektup doğru görünüyor, zarf bozuk ve kimse zarfa bakmıyor.
James'in önerisi, petrol ticaretindeki analiz sertifikasına benzer uluslararası bir "Tartışmalı Kaynak Standardı". Bu standarda göre her veri seti, görüş alanındaki yem değerlendirmesini, angajmanın tekil mi yoksa salvo mu olduğunu, aktif dost yayıcıları, hasım karışmasını ve kayıt anındaki seyrüsefer bütünlüğünü içermeli.
Türkiye açısından konu soyut değil. İnsansız hava aracı ve yapay zekâ destekli hedefleme alanında iddialı bir ülke için, müttefiklerle paylaşılacak ya da edinilecek muharebe verisinin kalitesi doğrudan millî güvenlik meselesidir. Türk Silahlı Kuvvetleri doktrininde "Bilgi Ortamında Harekât" çatısı kurulurken veri kaynağının doğrulanması, BYH'nin savunma ayağının ayrılmaz parçası olarak tanımlanmalı. Böyle bir standardın NATO içinde oluşturulmasında öncü rol üstlenmek de Ankara için kaçırılmaması gereken bir fırsat.
Clausewitz'in iradeyi dayatma amacı değişmedi. Değişen, iradenin artık algoritmaların öğrendiği veride de şekillenmesi. Zarfı denetlemeyen bir ordu, mektubu ne kadar iyi okursa okusun yanlış sonuca varır.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.




