Hürriyet
Haber akışına dön

Zorbalık Okuldan Soğutuyor

Zorbalık Okuldan Soğutuyor

İstanbul’daki 19 lisede 2 bin 700 öğrenci ile yapılan araştırmaya göre akran zorbalığı belirli bir cinsiyete, okul türüne veya sınıf düzeyine ait bir sorun değil. Zorbalığa maruz kalan öğrenciler mutsuz oluyor, okuldan uzaklaşıyor. Araştırmayı yapan Doç. Dr. Mertoğlu, önemli tespitler yaptı ve ailelere tavsiyelerde bulundu...

AKRAN zorbalığı, çocuk ve gençlerin güvenli bir eğitim ortamında bulunma hakkı açısından önemli bir toplumsal sorun olmaya devam ediyor. İstanbul’da farklı tür ve sosyo-ekonomik özelliklere sahip bölgelerdeki 19 lisede 2 bin 700 öğrenci ile yapılan araştırmada ilginç veriler ortaya çıktı. İstanbul Kültür Üniversitesi Ceza Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi -Okullarda Şiddetin Önlenmesi ve Kriminoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Münevver Mertoğlu’nun yaptığı araştırma, akran zorbalığına uğrayan öğrencilerin mutluluk düzeylerinin azaldığını gösteriyor. Doç. Dr. Mertoğlu, “Bir öğrencinin mutluluğu yalnızca bugünkü ruh hâlini değil, sağlıklı gelişimini, eğitim yaşamını ve gelecekteki toplumsal ilişkilerini de belirliyor. Lise yıllarında yaşanan zorbalık deneyimlerinin etkileri okul dönemiyle sınırlı kalmayabilir. Yapılan araştırmalar akran zorbalığına maruz kalmanın ilerleyen yıllarda olumsuz yansımaları olabileceğini gösteriyor. Maruz kalınan zorbalık bugün okula aidiyet ve akademik başarıda olumsuzluk, ilerde de depresif belirtiler ve kaygı sorunları, kendine güven ve benlik saygısında zayıflama, yalnızlık ve sosyal ilişkilerde güçlüklerle karşılaşmak olarak ortaya çıkıyor” diyor.

SEVGİ VE GÜVEN ORTAMI ÖNEMLİ

Doç. Dr. Mertoğlu, “Akademik güçlük yaşayan öğrencilerin yalnızca ders başarılarına odaklanılması yeterli değil. Bu öğrencilerin sınıf içindeki sosyal ilişkileri, akran grupları tarafından kabul edilip edilmedikleri ve okulda kendilerini ne ölçüde güvende hissettikleri de dikkate alınmalı” diyerek uyarıda bulunurken şunları söylüyor: “Zorbalıkla mücadele, öğrencinin kendisini evde ve okulda sevgi ve güven ortamında hissetmesiyle başlar. Yalnızca olay sonrasında yaptırım uygulamak caydırıcı olmaz. Gösterge olarak öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra yaşam doyumlarını ve psikososyal iyi oluşlarını da önemsemeliyiz. Akran zorbalığını önlemek, çocukların geleceğini ve yaşam kalitesini korumak için hepimizin ortak sorumluluğudur.”

CİNSİYET VEYA SINIF SORUNU DEĞİL

Mertoğlu, araştırma bulgularının, akran zorbalığının yalnızca belirli bir cinsiyete, okul türüne veya sınıf düzeyine ait bir sorun olmadığını belirtiyor. İşte bu nedenle de zorbalığın önlenmesi için tüm öğrencileri kapsayan, okulun tamamını ve eğitim sistemini ilgilendiren önleyici politikalara ihtiyaç var. Çünkü akran zorbalığı, çocuk ve gençlerin eğitim yaşamlarını, akran ilişkilerini ve psikososyal yaşamlarını çok etkiliyor. Doç. Dr. Münevver Mertoğlu, akran zorbalığını önleme konusunda yaptığı araştırma sonucunda şu uyarılarda bulunuyor:

Doç. Dr. Münevver Mertoğlu

MUTSUZLUĞA NEDEN OLUYOR

“Zorbalığa uğrama ve mutluluk arasındaki negatif ilişki ise sorunun öğrencilerin psikososyal yaşamları açısından taşıdığı önemi bir kez daha ortaya koyuyor. Bu nedenle akran zorbalığıyla mücadele, yalnızca zorbalık davranışını sergileyen öğrenciyi tespit etmek veya olay sonrasında yaptırım uygulamakla sınırlı kalmamalı. Asıl hedef; zorbalığa maruz kalan öğrenciyi erken fark edip, ihtiyaç duyduğu desteği sağlamak, zorbalığa tanık olan öğrencileri güvenli biçimde harekete geçirmek ve bütün öğrenciler için kapsayıcı, destekleyici ve güvenli okul ortamları oluşturmaktır. Hiçbir çocuk ekonomik koşulları, yaşadığı akademik güçlükler veya ailevi özellikleri nedeniyle okulda yalnız bırakılmamalı. Çünkü her çocuk, sevgi ve güven, hissettiği, kendini değerli gördüğü bir ortamda eğitim alma hakkına sahiptir. Ancak, bu sonuçlar, zorbalığa maruz kalan her öğrencinin gelecekte mutsuz olacağı anlamına gelmez. Erken fark etme, aile ve okul desteği, güvenli sosyal ilişkiler ve etkili müdahaleler olumsuz etkilerin azaltılmasında önemli fırsatlar sunar. Bu nedenle akran zorbalığını önlemek, yalnızca bugünün öğrencilerini korumak değil, gençlerin gelecekte sağlıklı, mutlu ve doyumlu bir yaşam kurabilmelerini desteklemek anlamına da gelir.”

BAŞARISIZ ÖĞRENCİLER YAKINDAN İZLENMELİ

Başarısız olanların akran zorbalığına maruz kalma puanları akademik başarısı orta, iyi ve çok iyi olarak değerlendirilen öğrencilerden anlamlı düzeyde yüksek. Bu sonuç, eğitimciler açısından önemli bir uyarı. Ancak sadece akademik başarıya değil öğrencilerin sınıf içindeki sosyal ilişkileri, akran grupları tarafından kabul edilip edilmedikleri ve okulda kendilerini ne ölçüde güvende hissettikleri de dikkate alınmalı. Öğrencinin sınıf içinde dışlanıp dışlanmadığı, alay konusu olup olmadığı, küçük düşürülüp düşürülmediği veya yaşadığı sorunları paylaşmaktan çekinip çekinmediği de araştırılmalı. Öğrencilerin zorbalığa maruz kalıp kalmadıklarını güvenli, duyarlı ve sistematik biçimde belirlemek daha doğru olur. Öğretmenler, akademik güçlük yaşayan öğrencilerin sosyal ilişkilerini yakından izlemeli, akademik destek, yapıcı geri bildirim ve sosyal-duygusal gelişimi destekleyen uygulamaları birlikte yürütmelidir. Hiçbir akademik başarısızlık, ailenin eğitim düzeyi veya ekonomik olanakları gibi ölçütlerle etiketlenmemeli; bunun yerine okul-aile iş birliği güçlendirilmeli ve ihtiyaç duyan öğrencilere eşit ve erişilebilir destek sağlanmalı. Diğer yandan öğrenciler ailelerinin ekonomik durumu, babalarının eğitim düzeyi ve aile yapılarına göre akran zorbalığından farklı etkilenebiliyor. Bu nedenle öğrencilerin aile koşullarının göz ardı edilmemesi gerekir.

NE YAPILMALI?

Öğretmenlere, okul yöneticilerine, okul psikolojik danışmanlarına ve öğrenci velilerine önemli sorumluluklar düşüyor. Öncelikle zorbalığa maruz kalma riski açısından akademik güçlük yaşayan öğrencilerin sosyal ilişkileri daha yakından izlenmeli. Yalnızca ders başarıları değil, sınıfta kabul görme, arkadaşlık ilişkileri kurabilme ve kendilerini güvende hissetme durumları da değerlendirilmeli. Zorbalıkla mücadele mağdur olduğu belirlenen öğrenciyi korumaya yönelik bireysel müdahalelerle sınırlandırılmamalı. Çünkü zorbalık, bireysel davranışların yanı sıra akran grubunun tepkileri ve sınıfın sosyal normlarıyla da ilişkili olabilir. Bu nedenle bütün öğrencilerin empati, farklılıklara saygı, çatışma çözme ve yardımlaşma becerileri geliştirilmeli. Zorbalığa tanık olan öğrencilerin sessiz kalmak yerine güvenli yollarla yardım istemeleri ve destek aramaları teşvik edilmeli. Okullarda öğrencilerin korkmadan başvurabilecekleri güvenli bildirim mekanizmaları oluşturulmalı; zorbalık olayları erken fark edilmeli ve etkili biçimde ele alınmalı. Alınan önlemlerin gerçekten işe yarayıp yaramadığı düzenli olarak izlenmeli. Sadece seminer veya bilgilendirme toplantıları düzenlemek yeterli kabul görülmemeli.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
hurriyet.com.tr