Dünya 2025 yılını, bilim insanlarının değerlendirmelerine göre kayıtlardaki en sıcak üç yıldan biri olarak kapattı. Global iklim verilerine göre 2025, 1850-1900 öncesi sanayi dönemi ortalamalarıyla kıyaslandığında, uzun vadeli ısınma eğilimlerinin devam ettiği bir yıl oldu. Bu yıl aynı zamanda üç yıl ortalamasının, 2015 Paris Anlaşması’yla hedeflenen 1.5 derece artış sınırını ilk kez aşmasıyla da dikkat çekti. 2025'i geride bırakırken yılın son günlerinde açıklanan raporlar, ısınmada her yılın bir öncekini arattığını ortaya koydu.

İstanbul’dan Ege’ye kadar pek çok bölgede olağanüstü günler yaşandı.

EN ŞİDDETLİ 157 OLAY
İklim bilimciler, bu sıra dışı sıcaklık artışının ardında insan faaliyetlerinin belirleyici olduğunu vurguluyor. Fosil yakıtların yaydığı sera gazları atmosferde birikmeye devam ederken, doğal bir soğutma etkisi yapan La Niña’nın varlığına rağmen sıcaklıklar yüksek seyretti. 2025’in sıcak geçmesinin somut göstergelerinden biri, Dünya Hava Olayı Attribüsyonu (WWA) araştırmacılarının belirlediği en şiddetli 157 olağanüstü hava olayının dünya çapında ortaya çıkması oldu. Bunlardan 22’si detaylı incelemeye alındı. Bu olağanüstü durumlar, yalnızca rekor sıcaklıkla sınırlı kalmadı; aynı zamanda ölümcül dalgalar, kuraklıklar, sel felaketleri ve kasırgalarla da kendini gösterdi.

10 YILLIK KIYASLAMA
Bilim insanları, 2025’te yaşanan sıcak hava dalgalarının, on yıl öncesine kıyasla yaklaşık on kat daha olası hâle geldiğini belirtiyor. Bu tür ekstrem ısı dalgalarının çoğunun, insan kaynaklı iklim değişikliği sonucu olduğu da vurgulanıyor.

TÜRKİYE ODAK NOKTASI
Türkiye ve çevresinde de sıcaklıklar rekor seviyelere yaklaştı. Özellikle yaz aylarında İstanbul’dan Ege’ye kadar pek çok bölgede olağanüstü sıcak günler yaşandı. Bu durum sadece insan sağlığını etkilemekle kalmadı; tarımsal üretimde strese, su kıtlığına ve yangın risklerinin artmasına da yol açtı. Rapora göre yıl boyunca en çarpıcı olaylardan biri, uzun süren kuraklığın Yunanistan ve Türkiye’de geniş alanlarda yangınlara neden olmasıydı. Aynı dönemde Meksika’da şiddetli yağışlar ve seller, Hindistan’da muson yağmurlarıyla tetiklenen toprak kaymaları, Filipinler’de ise Super Tayfun Fung-wong’un milyonlarca insanı tahliye etmeye zorlaması gibi ekstrem olaylar kaydedildi.

RAPORLARDA YENİ NORMAL
Bilimsel raporlarda sıkça vurgulandığı üzere, bu tür ekstrem hava olayları sadece izole vakalar değil; küresel ısınmanın hızla artmasının yeni normalleri haline geliyor. Bu durum, ülkelerin uyum ve hazırlık kapasitelerini zorlamaya devam ediyor. İklim müzakerelerinde ise 2025 yılı beklenen ilerlemeyi sağlayamadı. Birleşmiş Milletler’in Kasım’da Brezilya’da düzenlenen iklim zirvesi, fosil yakıtlardan çıkışı net bir şekilde hedefleyen bir plan üzerinde anlaşmaya varılamadan sona erdi. Bu da küresel ısınmanın 1.5 °C sınırının aşılmasına yönelik kaygıları artırdı.

2025’te yaşanan sıcak hava dalgaları, on yıl öncesine kıyasla yaklaşık on kat arttı.

2025 MESAJ VERDİ
Raporlarda bilim dünyasının ortak bir mesaj verdiği belirtilirken, "2025’i böyle kapatmak, bir uyarı niteliği taşıyor. Küresel sıcaklıklar her yıl daha da yükselirken, iklim politikalarının güçlendirilmesi, temiz enerji yatırımlarının hızlandırılması ve adaptasyon kapasitesinin artırılması gerektiği bir kez daha gündeme geliyor. Aksi takdirde önümüzdeki yıllarda benzer veya daha şiddetli iklim olaylarının artarak devam etmesi bekleniyor" deniliyor.