MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, PKK'nın silah bırakması ve Suriye'de yaşanan çatışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Bahçeli açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı, bayrak, vatan ve millet sevgisinin ağır sınavından yüz akıyla çıkmayı başaran ve başaracak olan serdengeçti bir anlayışın siyasi ve fikri kubbesidir. Teklemeden, tökezlemeden ve tenakuza düşmeden halkımız lehine hakikatin sesi ve sözü olmak her şeyden evvel kutlu ecdadımıza ahde vefanın gereğidir.
Türk milleti asil ve aziz olduğu kadar vakar ve vefayla donanmış bir millettir. Hiç kimsenin milli ve manevi konular çerçevesinde partimiz ve Cumhur İttifakı’yla boy ölçüşmesi, bilek güreştirmesi veya aşık atması mümkün ve muvafık değildir.
Terörsüz Türkiye hedefiyle ilgili bazı menfi ve münferit çıkışları bir kenara bırakırsak, atılan adımların ne kadar sağlam, ne kadar sağlıklı ve ne kadar samimi olduğu gayet açık şekilde görülebilecektir. Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni yüzyılında huzur ve güvenlik hakim olacak, refah ve istikrar öne çıkacak, milli birlik ve kardeşlik muhakkak köklü içerik kazanacaktır.
Kavga ve karışıklıktan nemalanan geleneksel kriz odaklarının Türkiye’nin önünü kesmesi, kutlu yürüyüşünü engellemesi asla söz konusu dahi olamayacaktır. Türk milleti kararını vermiş, Cumhur İttifakı çatısı altında toplanan sevdalıları vasıtasıyla haysiyetli iradesini hayatın somut gerçekleri muhtevasında teçhiz ve teşekkül ettirmiştir.
Bölücü terör örgütü PKK’nın silahları yakmasıyla yeni bir evreye geçilmiştir. 27 Şubat İmralı açıklamasıyla gündeme gelen “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” sonuç vermiş, örgüt fesih kararını ilan ederek silahlara veda etabına geçmiştir.
Devletin pazarlık yaptığını iddia edenler müfteridir. Al-ver sürecinin işletildiğini, kendisini fesih etmiş bir terör örgütünün yüksek bir aşamaya geçerek yeni kazanımlar elde ettiğini ileri sürmek namertçe bir saptırmadır. Hatta Sevr Antlaşması’nın bir maddesini dahi okumadan süreci makyajlanmış Sevr olarak mimleyenler ve böyle tevil etmeye çabalayanlar utanç çukuruna yuvarlanmışlardır.
Siyonist vandallık terörsüz Türkiye ve bölge hedefine sabotaj yapmış, Suriye’nin güneyi-kuzeyi boyunca planlanan kaos koridorunu silah zoruyla inşa etmek için vahşet sarmalını genişletmiştir. Suriye Arap Cumhuriyeti’nin siyasi ve toprak bütünlüğü ülkemiz açısından ihlali ve inkarı düşünülemeyecek ilkesel tutum ve politikasıdır.
PYD/YPG terör örgütünün Siyonist tuzağa kapılmadan, maksimalist heveslere aldanmadan 27 Şubat İmralı çağrısına müzahir hareket etmesi de en azından kendi hayrına olacaktır. Türkiye’nin yeni dönemine intibak ve intikal zorluğu çekenlerin, devletin taviz ve teslimiyet döngüsü içinde olduğunu hezeyan ve hezimet içinde açıklamaları paçalarının tutuşmasına ve tükenmişlik sendromuna mahkum olmalarına kanıt ve karinedir.
Terörsüz Türkiye sürecinin halkımıza anlatılması maksadıyla 81 ilimizi kapsayacak şekilde 9 il merkezli toplantılarımız 9 Ağustos 2025 tarihinde Erzurum’dan başlayacaktır. “Terörsüz Türkiye için Milli Birlik ve Dayanışma Buluşmaları-Asırlık Birlik, Sonsuz Kardeşlik” temasıyla vatanımızın tamamını müşfik ve kucaklayıcı bir siyaset üslubuyla dolaşıp düşüncelerimizi anlatacağız.
Unutulmasın ki, Milliyetçi Hareket Partisi’nin çizgisi nettir, ilkeleri berraktır, ülküsü büyüktür, ahlaki ve siyasi müktesebatı çelik gibidir ve bunlar değişmemiştir.



