Dünyanın farklı ülkelerinde binlerce kişi, artan yaşam maliyetleri, düşen alım gücü, barınma sorunu ve hükümetlerin politikalarına tepki göstermek için sokaklara çıkıyor. Fransa’dan İtalya’ya, Portekiz’den İspanya’ya, Arnavutluk’tan ABD’ye uzanan protestolar, farklı talepler etrafında şekillense de ortak bir soruna işaret ediyor: Geniş toplum kesimleri, mevcut ekonomik ve siyasi düzenin beklentilerini karşılamadığını düşünüyor. Gösterilerin ön saflarında ise özellikle gençler, öğrenciler, işçiler, çiftçiler ve konut hakkı savunucuları yer alıyor. Artan kiralar, yetersiz ücretler, eğitim koşulları, tarımsal üretim maliyetleri ve geleceğe ilişkin belirsizlikler, toplumsal öfkenin başlıca nedenleri arasında gösteriliyor. Gösterilerde eylemcilerin Filistin bayrağının küresel adaletsizlik ve haksızlığa karşı duruşun bir sembolü olarak kullanılması da dikkat çekiyor.

YAĞMA VE GÖZALTILAR

Fransa’da 2018’de hayat pahalılığına karşı ortaya çıkan Sarı Yelekliler hareketi, farklı toplumsal kesimlerin katılımıyla yeniden ülke gündeminin merkezine yerleşti. Liselilerin, çiftçilerin ve iklim aktivistlerinin de destek verdiği gösteriler, akaryakıt fiyatlarından eğitim koşullarına ve geçim sıkıntısına uzanan geniş bir tepkiyi yansıtıyor. Eylemlere katılan bir öğretmenin, "Yoksulluk sınırındaki ücretler için köle gibi çalışmaktan ve kiralarımızın sürekli artmasından bıktık" sözleri protestoların arkasında yatan sebebi göstermesi açısından önemliydi. İçişleri Bakanlığının ülke genelinde 500 noktada eylem yapılacağını duyurduğu gösteriler, Paris başta olmak üzere Lyon, Marsilya, Rennes, Limoges ve Lille gibi kentlere yayıldı. Paris’te polisle göstericiler arasında çatışmalar yaşanırken, farklı kentlerde yağma, yangın ve gözaltılar meydana geldi. İçişleri Bakanı Laurent Nunez, gösterilere 550 bin kişinin katıldığını, organizatörler ise katılımın 800 bine ulaştığını bildirdi. Sarı Yelekliler hareketi, ekonomik büyüme ve toplumsal refah tartışmalarının gölgesinde, hayat pahalılığının geniş kesimler üzerindeki baskısını yeniden gündeme taşıdı. Limoges'da tarihi miras olarak değerlendirilen belediye binasının ateşe verilerek küle döndüğü anlar da kayıtlara geçti.

GENÇLERDEN TEPKİ

İtalya’da hayat pahalılığına ve Başbakan Giorgia Meloni liderliğindeki sağ koalisyon hükümetine karşı düzenlenen gösteriler, Milano, Bologna ve Torino başta olmak üzere birçok kentte gerginliğe sahne oldu. Çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu gruplar, yüksek yaşam maliyetlerini ve hükümet politikalarını protesto ederken güvenlik güçleriyle çatışmalar yaşandı. Milano’da Duomo Meydanı çevresinde taş ve havai fişeklerin kullanıldığı olaylara polis tazyikli su ve göz yaşartıcı gazla müdahale etti. Bologna ve Torino’da da göstericilerle polis arasında arbede çıktı. Başkent Roma’da ise on binlerce kişinin katıldığı işçi yürüyüşü olaysız sona erdi. İşçi sendikalarının ücretlerin yükseltilmesi ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi talepleri, ekonomik sıkıntılarının yalnızca gençleri değil, çalışan kesimleri de harekete geçirdiğini ortaya koydu.

PORTEKİZ'E SIÇRADI

İspanya'da Sanchez hükümetini erken seçim kararı almaya zorlayan konut protestoları ise Portekiz'e sıçradı. Portekiz’de hayat pahalılığına karşı düzenlenen gösterilerde ücretlerin artırılması, emekli aylıklarının iyileştirilmesi, kamu hizmetlerinin güçlendirilmesi ve uygun fiyatlı konut sağlanması talep edildi. Portekiz İşçileri Genel Konfederasyonunun çağrısıyla Lizbon, Porto ve Coimbra’da binlerce kişi yürüyüş düzenledi. Genç konut aktivistleri ise barınma krizine dikkat çekmek amacıyla protestolara katıldı. Lizbon’daki Rossio Meydanı’nda kurulan çadırlar, konut hakkı mücadelesinin sembolüne dönüştü. Resmi verilere göre Portekiz’de konut fiyatları 2015-2024 döneminde yüzde 124 arttı. Kiraların ve konut fiyatlarının yükselmesi, özellikle gençlerin bağımsız bir yaşam kurmasını zorlaştırırken, düşük ücretler geçim sıkıntısını daha da derinleştiriyor. Göstericiler, barınmanın temel bir hak olduğunu vurgulayarak hükümetten somut adımlar atmasını istedi. Portekiz’deki hareketlilik, komşu İspanya’da haftalardır devam eden konut protestolarıyla da benzerlik taşıyor.

ÇİFTÇİLER DE İSYAN ETTİ

İspanya’nın Barselona kentinde çiftçiler, tarım sektöründe artan maliyetlere, bürokratik engellere ve haksız rekabete karşı traktörleriyle protesto düzenledi. Kent trafiğinde aksamalara yol açan gösterilerde üreticiler, tarımsal girdilerin pahalılaşmasının ve sektör üzerindeki yüklerin hafifletilmesini talep etti. Traktör konvoyları ve yollara dökülen samanlar, çiftçilerin ekonomik baskılara karşı tepkisini görünür hale getirdi. İspanya’da konut krizine karşı düzenlenen eylemler de toplumsal hareketliliğin önemli bir diğer ayağını oluşturuyor. Gençlerin öncülük ettiği barınma protestoları, artan kiralar ve konut fiyatları karşısında giderek büyüyen hoşnutsuzluğu yansıtıyor.

TİRAN ALEV ALEV

Arnavutluk’ta öğrencilerin protestolarıyla başlayan hükümet karşıtı gösteriler, başkent Tiran başta olmak üzere farklı kentlerde güvenlik güçleriyle çatışmalara sahne oldu. Eğitim Bakanlığı önünde yoğunlaşan olaylarda göstericiler barikatlar kurarken polis tazyikli su ve göz yaşartıcı gaz kullandı. Plastik mermi kullanıldığı iddiaları da gerilimi artırdı. Polis açıklamasına göre protestoların beşinci gününde 167 kişi gözaltına alındı, 388 kişi hakkında adli işlem başlatıldı. Başbakan Edi Rama, protestocuların istifa çağrılarını reddederken zarar gören iş yerlerinin kayıplarının karşılanacağını açıkladı.

KRALLARA HAYIR

ABD’de Başkan Donald Trump’ın politikalarına karşı düzenlenen “No Kings” (Krallara Hayır) gösterileri, göçmenlik uygulamaları, ekonomi politikaları ve başkanlık yetkilerinin kullanımı üzerinden şekillendi. New York’taki Washington Square Park başta olmak üzere farklı kentlerde bir araya gelen göstericiler, demokratik hakların ve seçim güvenliğinin korunmasını istedi. Organizatörlerin ülke genelinde 3 binden fazla etkinlik planladığı protestolarda erken oy kullanma ve seçmen katılımını artırma çağrıları öne çıktı.