Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu açılışında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
Öncelikle çarşamba günü Kahramanmaraş'ta yaşanan olayda üzüntümüzü paylaşan herkese milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Rabbim hiçbir aileye, topluma böyle acılar yaşatmasın.
"TÜRKİYE BARIŞIN ANAHTARI"
Bir hususu özellikle ifade etmek istiyorum. Türkiye olarak Antalya Diplomasi Forumunu diplomatik temas kavramına hapsetmiyoruz. Antalya Diplomasi Forumu; küresel aklın, global vicdanın ve özellikle de geleceğe dair umudun ortak kürsüsü haline gelmiştir. 'Yarını kurgulamak, belirsizlikleri yönetmek' teması altında üç gün boyunca yapılacak tartışmaların; forumun bu özgün ve özel yönünü daha da belirgin kılacağı kanaatindeyim. Forumun, sizlerin de ufuk açıcı fikirleriyle Türkiye'nin 'barışın anahtarı' misyonuna katkı vereceğine inanıyor, şimdiden her birinize teşekkür ediyorum.
"DÜNYA İSTİKAMET BUHRANI YAŞIYOR"
Bugün uluslararası sistemde yaşanan sarsıntıları yalnızca güç dengelerindeki değişimle açıklamak bizi meselenin özünden uzaklaştıracaktır. Bugün dünya güç bunalımıyla birlikte bir istikamet buhranı da yaşamaktadır. Gelinen nokta itibarıyla ciddi ve tehlikeli bir eşikte olduğumuz görülüyor. Kural temelli olduğu iddia edilen sistem kulların ihlal edildiği yerde susuyor. Krizin ulaştığı boyutu görmek için 7 Ekim sonrası Gazze'ye bakmak yeterlidir. Ateşkese rağmen 754 Filistinli şehit oldu. Gazze'de yaşananları yalnızca insani trajedi olarak okumak eksikliktir. Gazze'deki soykırım mevcut düzenin neye izin verdiğini net bir biçimde göstermiştir. Bir sistem kuvezdeki masum bebekleri kurşunlardan koruyamıyorsa, bu yapısal bir çürüme değil midir? Dün Suriye ve Gazze'de, bugün Batı Şeria ve Lübnan'da en temel insanlık sınavını veremeyen bir sisteme güvenmemiz bizden nasıl beklenir.
"ATEŞKESTEN MEMNUNİYET DUYUYORUZ"
Bizim dünya 5 'ten büyüktür şiarıyla insanlığın gündemine taşıdığımız temsil açığı kapatılmadan ne sistem krizi çözülür, ne de daha adil bir dünyanın kurulması muhtemeldir. 40 gün boyunca bölgemizi barut kokusuna boğan savaş bunun son örneği olmuştur. 15 günlük ateşkesten memnuniyet duyuyoruz. Ateşkesin, kalıcı barışın tesisi için değerlendirilmesine inanıyoruz. Ne kadar derin olursa olsun anlaşmazlıkların çözümünde sözün yerini tekrar silahların, müzakerelerin yerini kanlı mücadelenin almasına izin verilmemelidir. Tarafların uzlaşmacı anlayışla hareket etmeleri önem arz ediyor. İsrail'in müzakere sürecini dinamitlemesine karşı hazır ve müteyakkız olunmalıdır.
"HÜRMÜZ AÇIK TUTULMALI"
Hürmüz'le ilgili bizim tavrımız çok nettir. Hürmüz'ün bir yakası İran ise diğer yakası Umman'dır. Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır. Esas olan, yerleşik kurallar temelinde seyrüsefer serbestisinin temini ve Hürmüz'ün ticari gemilere açık tutulmasıdır. Türkiye olarak enerji ve bağlantısallık alanlarında Kalkınma Yolu gibi vizyon projeleriyle komşularımızla işbirliğine açık olduğumuzun bilinmesini istiyorum.
RUSYA-UKRAYNA
Yakın çevremizdeki bir diğer çatışma alanı olan Ukrayna'daki savaşın getirdiği yıkım ve can kayıplarından üzüntü duyuyoruz. Tarafların adil ve eşit şekilde temsil edildikleri bir müzakere süreciyle savaşın sona ereceğine yönelik inancımızı halen koruyoruz. Şunu tüm samimiyetimle burada dile getirmek isterim. Türkiye, tarafların da istekli olması halinde liderler zirvesi dahil, doğrudan müzakerelerin devamı için her türlü kolaylaştırıcı adımı desteklemeye hazırdır.




