Türkiye’den yabancı dijital platformlara aktarılan reklam bütçesi 2024’te dikkat çekici bir seviyeye ulaştı. Google, Meta, X ve TikTok gibi dev şirketlere toplam 158 milyar TL ödeme yapıldı. Ancak bu büyük meblağdan Türkiye ekonomisine yatırım, istihdam ya da vergi olarak geri dönüş olmadı. Yaklaşık 4,6 milyar dolara denk gelen bu tutarla 105 bin sosyal konut yapılabileceği ya da ChatGPT‑4 benzeri 46 yapay zekâ modeli geliştirilebileceği hesaplanıyor.

Dijital platformların Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisi her geçen yıl daha görünür hale geliyor. Reklam harcamalarının büyük ölçüde dijitale kayması, yerli medya kuruluşlarının gelirlerinde ciddi düşüşlere yol açıyor. Uzmanlara göre bu tablo, medya sektörünün sürdürülebilirliği açısından büyük bir tehdit oluştururken, aynı zamanda ülke içinde kalması gereken ekonomik değerin hızla yurt dışına çıkmasına neden oluyor.

2024’te Türkiye’den yabancı dijital platformlara 158 milyar TL reklam geliri aktarıldı. Bu kaynak Türkiye’ye yatırım olarak dönmedi. 4,6 milyar dolarlık bu tutarla on binlerce sosyal konut yapılabileceği veya onlarca yapay zekâ modeli geliştirilebileceği ifade ediliyor. Reklam harcamalarının dışa bağımlı dijital platformlara yönelmesi ise yerli medyanın gelir kaybını artırarak sektörde sürdürülebilirliği tehlikeye atıyor.

ALGORİTMA OYUNLARI Türkiye’de haberin bir eser sayılmadığı için telifinin olmaması da bu teknoloji şirketlerinin ekmeğine yağ sürüyor. Hem hiç para ödemeden bu haberleri dijital olarak kullanıcılara ulaştırıyorlar, hem de yaptıkları algoritma oyunu ile medya kuruluşlarının görünürlüklerine ve tıklanma oranlarına müdahale ederek bu kurumları daha fazla zarara sokuyorlar. Bu sayede okur daha da fazla Google gibi dijital platformlara bağımlı hale geliyor.

Dijital platformların denetimsiz yapısı, dezenformasyonun yayılması ve milyonlarca kullanıcının verisinin yurt dışına taşınması gibi riskleri de beraberinde getiriyor. Google, Meta gibi şirketlerin Kanada, Fransa, ABD, İspanya ve İngiltere gibi ülkelerde büyük yaptırım tehdidi ile karşı karşıya kaldıkları için medya kuruluşları ile anlaşmalar yaparak her yıl 100 milyonlarca dolarlık ödemeler yapıyorlar.

Bu ödemeleri zorunlu kılan bir “dijital telif yasasının” Türkiye için kritik bir adım olacağı uzmanlar tarafından dile getiriliyor. Tartışmaların odağında artık tek bir soru var: Türkiye bu dijital kaybı nasıl telafi edecek? TBMM’de hazırlanmakta olan “dijital telif” yasasıyla dijital olarak Türkiye’yi sömüren bu platformlar para ve izin iptaline kadar ciddi yaptırımlarla karşı karşıya kalacak. “Dijital Telif Kurulu” ile bu şirketler çok sıkı bir takibe alınacak.

4.6 MİLYAR $’LA NELER YAPILABİLİRDİ? Yıllık 158 milyar TL (yaklaşık 4.6 milyar dolar), yalnızca bir bütçe kalemi değil, Türkiye için kaçırılmış büyük bir yatırım fırsatı anlamına geliyor. Bu kaynak, stratejik sektörlerde kullanılsaydı çarpan etkisi çok yüksek projelere dönüşebilirdi.

Bu para ile ayrıca şu yatırımlar yapılabilirdi:

  • Sosyal konut inşaatı: 70-80 metrekare büyüklüğünde yaklaşık 105 bin sosyal konut.
  • Okul inşaatı: 1.500 adet okul ve 1 milyon öğrenciye eğitim imkanı.
  • Öğrenci yurtları: 500’den fazla öğrenci yurdunun inşası.
  • Hastane inşaatı: 50 civarında modern hastane ve 7 binden fazla Aile Sağlığı Merkezi.
  • Kreşler: 6 binden fazla kreş ve gündüz bakım evi.
  • Yaşlı bakım merkezleri: 1.000’in üzerinde yaşlı bakım merkezi.
  • Meslek edinme merkezleri: 4 bin adet meslek edinme merkezi.
  • Teknoloji eğitim merkezleri: 1.500 adet teknoloji eğitim merkezi.