Gazze Şeridi’ndeki Filistin Hükümeti Medya Ofisi Müdürü İsmail es-Sevabite, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hedef alınan İslam alimlerinin ulusal ve dini değerleri pekiştirmede, saldırılar ve imha savaşına karşı kararlılık ruhu aşılamada ve toplumsal uyumu güçlendirmede temel direkler olduğunu belirtti.

İsrail'in kıtlığı dayattığı Gazze'de son 24 saatte 3 kişi daha açlıktan hayatını kaybetti. Sevabite’ye göre, İsrail, 2,3 milyon nüfusa sahip Gazze Şeridi'nde, toplumun manevi değerlerinin korunmasında önemli rol oynayan 233 vaiz, imam ve din adamını hedef aldı. Bunun yanı sıra İsrail'in saldırılarında 20 Hristiyan hayatını kaybetti.

Bu sistematik saldırıların Filistin toplumunun moralini bozmayı, işgalin suçlarını ifşa eden dini ve ulusal söylemi susturmayı ve Filistin sahasında, halkı harekete geçirebilecek ve dini-ulusal kimliği koruyabilecek nüfuzlu kişilerden arındırmayı hedeflediğine dikkati çeken Sevabite, bu yolla, sömürgeci planların dayatılmasının önünü açacak manevi ve kültürel bir boşluk yaratılmaya çalışıldığını vurguladı.

Sevabite, İsrail'in bu sistematik katliamlarla Filistin toplumunun moralini bozmayı ve işgalcilerin suçlarını ifşa eden dini ve milli söylemi susturmayı amaçladığını dile getirdi.

Gazze Şeridi'nde 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail’in hedef aldığı öne çıkan alimlerin isimleri ise şu şekilde:

  • Mescid-i Aksa Vaizi Şeyh Yusuf Selame: 31 Aralık 2023’te Megazi Mülteci Kampı’ndaki evine düzenlenen İsrail hava saldırısında yaşamını yitirdi.
  • Şeyh Vail ez-Zerd: 13 Ekim 2023’te Gazze kentindeki evine düzenlenen saldırıda ağır yaralanmış, iki gün sonra yaşamını yitirmişti.
  • Şeyh Velid Avida: 12 Kasım 2024’te Gazze kentinin güneyindeki Sabra semtinde hayatını kaybetti.
  • Şeyh Nail Mısran: 30 Mayıs’ta Gazze Şeridi’nin güneyinde, Han Yunus’ta kaldığı çadırına düzenlenen hava saldırısında ailesiyle birlikte öldürüldü.

Din alimleri ve vaizlerin öldürülmesinin yanı sıra Gazze’deki Filistin Hükümeti Medya Ofisi’nin verileri, İsrail'in ibadethaneleri de hedef aldığını ortaya koyuyor. İsrail’in 7 Ekim’de başladığı saldırılardan bu yana Gazze’de 828 cami tamamen yıkılırken, 167 cami de ağır hasar gördü ve yeniden inşa edilmesi gerekiyor.

İsrail'in hedef aldığı dini yapılar yalnızca camilerle sınırlı kalmadı. Hristiyan ibadethaneleri, din adamları ve Filistinli Hristiyanlar da hedef oldu. Hava saldırıları, yerinden edilmiş kişiler için sığınak haline getirilen büyük kiliselere yöneltildi. Bu saldırılar sonucunda siviller yaşamını yitirdi, yaralandı ve büyük maddi zarar meydana geldi.

Gazze Hükümeti Medya Ofisi Müdürü Sevabite, İsrail’in devam eden soykırımı süresince üç büyük kiliseyi doğrudan hedef aldığını söyledi. Bu kiliseler, Aziz Porfiri Rum Ortodoks Kilisesi, Kutsal Aile Kilisesi (Latin/Katolik) ve Gazze’deki Evanjelik Baptist Kilisesi’ydi.

Sevabite, bazı kiliselerin birden fazla kez vurulduğunu, bunun sonucunda büyük bölümlerinin yıkıldığını ve tarihi yapıları ile hizmet tesislerinin ciddi şekilde hasar gördüğünü belirtti.

Uluslararası insancıl hukukun din adamlarına ve ibadethanelere sağladığı korumanın açık bir ihlali olduğunu ve bu durumun bir savaş suçu teşkil ettiğini vurguladı. Sevabite, "Bu uygulamalar yalnızca sahadaki ihlaller değil aynı zamanda Filistin halkının ortak tarihine ve kimliğine yönelik bir saldırıdır." diye konuştu.

Kudüs Latin Patrikhanesinden yapılan açıklamaya göre, İsrail ordusu, 17 Temmuz’da Gazze kentinin doğusundaki Kutsal Aile Kilisesi’ni bombalayarak aralarında iki yaşlı Hristiyan’ın da bulunduğu üç kişiyi öldürdü. Gazze'deki Sivil Savunma Müdürlüğü Sözcüsü ise ağır hasar gören kilisenin savaş nedeniyle yerinden edilmiş yaklaşık 400 Hristiyan’a ev sahipliği yaptığını belirtti.