İstanbul genelinde geçmişten bugüne kentsel büyüme hamleleriyle şekillenen dönüşüm, şehrin doğal su damarlarını beton tabakaların altına gömdü. Tarihi Yarımada'da Fatih sınırlarında uzanan Bayrampaşa Deresi (Lykos), Beşiktaş'taki Ihlamur Deresi, Şişli ile Beşiktaş hattını birbirine bağlayan Fulya (Mecidiyeköy) Deresi, Kadıköy'deki Kuşdili/Kurbağalıdere yatak hattı ve Zeytinburnu-Bakırköy aksında yer alan Çırpıcı Deresi, kaybolan en bilinen su yolları arasında bulunuyor. Bu akarsuların yanı sıra Kasımpaşa, Ortaköy ve Ayamama gibi hatlar da hızlı şehirleşme dalgasından doğrudan etkilendi.
Adnan Menderes dönemiyle başlayan imar dalgası
Derelerin üzerinin örtülmesi ve yataklarının kapalı beton menfezlere dönüştürülmesi müdahaleleri, ağırlıklı olarak 1950'li yıllardaki imar çalışmalarıyla ivme kazandı. Tarihsel süreçte Bayrampaşa Deresi'nin üzeri 1956-1957 yıllarında Vatan Caddesi (Adnan Menderes Bulvarı) yapımı sırasında tamamen kapatıldı. Ihlamur Deresi ile Mecidiyeköy/Fulya Deresi ise 1950'lerin sonundan 1970'lerin başına kadar uzanan süreçte E-5 karayolu, Bosphorus viyadük bağlantıları, Ihlamurdere ve Büyükdere caddelerinin düzenlemeleri kapsamında beton kanallara alındı.
Kurbağalıdere'deki kademeli kapatma ve ıslah hamleleri
Kadıköy sınırlarındaki Kurbağalıdere'nin bazı kolları ilk olarak 1920'li yıllarda kısmi beton kanala aktarıldı. Akarsu üzerindeki geniş çaplı kapatma müdahaleleri ise 1980'lerdeki kavşak ve yol düzenlemeleriyle devam ederken, son olarak 2013-2020 yılları arasındaki ıslah projeleriyle yürütüldü. Şehrin farklı noktalarındaki bu müdahalelerin temel amaçları arasında; sanayileşmeyle yataklara boşaltılan atıkların oluşturduğu çevre kirliliğini, kötü kokuyu ve salgın hastalık risklerini önlemek yer aldı.
Betonlaşmanın getirdiği sel ve taşkın riskleri
Geleneksel mühendislik yaklaşımlarıyla taşkınları kontrol altına alma, konut ve ticari imar alanı sağlama ile araç trafiğine yeni bulvarlar kazandırma hedefiyle yürütülen bu çalışmalar, doğal dengenin bozulmasına yol açtı. Günümüzde Fatih, Beşiktaş Meydanı, Şişli-Mecidiyeköy hattı, Kadıköy Hasanpaşa çevresi ve Bakırköy-Zeytinburnu aksında yer alan bu kapalı yapılar, toprağın su emme kapasitesini ortadan kaldırdığı için şiddetli yağışlarda kentsel sel olaylarına zemin hazırlamaktadır.




