Şam yönetiminin Fırat'ın doğusunda SDG unsurlarına yönelik harekatının ardından gözler ülkenin en doğusundaki Haseke'ye çevrildi. Entegrasyon konusunda Şam'da SDG ile yapılan görüşmeler tıkanırken, yükselen tansiyonu düşürebilecek haber Haseke'den geldi. SDG ile bir ön mutabakat metni üzerinde uzlaşma sağlandığı belirtilirken bu bilgi SDG çizgisinde yayın yapan ajanslara ve sosyal medya hesaplarına da yansıdı. Krizin kilidini çözen ise Kürtlerin siyasal ve kültürel haklarının güvence altına alınacağı "13 No'lu Kararname" oldu. Hem Suriye medyası hem de SDG kaynakları ön mutabakatın detaylarına yer veriyor.
Ara süreçte Suriye ordusu, kent merkezlerine girmeyeceğini taahhüt etti.
OTONOM YAPI BİTİYOR
Bölgeden yansıyan bilgilere göre iki taraf, Suriye yönetimine entegrasyonun pratik detaylarını görüşmek üzere SDG’ye 4 günlük bir süre tanıdı. Bu sürecin sonunda ayrıntılı bir plan hazırlanacak. Bu mutabakatta öne çıkan bazı maddeler şunlar: Suriye ordusu, Haseke ve Kamışlı kent merkezlerine girmeyecek, yalnızca çevresinde konuşlanacak. Kürt köylerine Suriye ordusu girmeyecek; bölgelerde yerel güvenlik birimleri olacak. SDG güçleri, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapılarına entegre edilecek. Otonom yönetimin seçilmiş sivil kurumları da Suriye devlet yapısına yedirilecek.
ÖZERK YAPI OLMAYACAK
SDG kaynakları düzenlemeyle ilgili "Taraflar, tüm SDG askeri ve güvenlik güçlerinin Savunma ve İçişleri bakanlıklarına entegre edilmesi konusunda anlaştılar ve detaylı entegrasyon mekanizması üzerinde görüşmeler devam ediyor. 'Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi' bünyesindeki sivil kurumlar da Suriye hükümetinin yapısına entegre edilecek" bilgisini veriyor.
ABD ARABULUCU
Anlaşma kapsamında taraflar geçici ateşkes üzerinde uzlaştı. SDG’nin dört günlük plan hazırlama süresinde silahlı çatışmalar durdu ve taraflar uzaklaştırıldı. Bu ara süreçte Suriye ordusu, kent merkezlerine girmeyeceğini taahhüt etti. Ayrıca uluslararası aktörler de bu süreci yakından izliyor. Özellikle ABD, Suriye yönetimi ile SDG arasında orta yol bulunması için diplomatik baskı ve arabuluculuk çalışmalarını sürdürüyor.
İŞTE O KARARNAME
Haseke planının merkezinde Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın imzaladığı “13 No’lu Kararname” yer alıyor. Bu kararname, Suriye’deki Kürt sorununa uzun yıllardır çözülemeyen statü ve hak taleplerine hukuki bir çerçeve sunuyor. Kararnameyle 1962 yılında Haseke’de yapılan tartışmalı nüfus sayımının yarattığı vatansız statü sona erdirildi. Kararname, ülke genelindeki tüm Suriyeli Kürtlere Suriye vatandaşlığı veriyor. Kürtçe, resmen ulusal dillerden biri olarak tanındı. Bu çerçevede devlet okullarında Kürtçe eğitim verilebilecek, özel okul ve ders programlarında Kürtçeye yer açılacak. Kürt kültürel mirasının korunacağı, kültürel hakların garanti edileceği hukuken güvence altına alındı. Ayrıca devletin resmi medya ve eğitim kurumlarında kapsayıcı bir söylem benimsemesi zorunlu kılındı.
SDG güçleri, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapılarına entegre edilecek.
HER ŞEY HASEKE'DE BAŞLADI
Suriye’de Kürtlerin büyük kısmının kimliksiz kalmasının başlangıcı 1962 Haseke nüfus sayımıydı. Baas rejimi öncesinde ama Arap milliyetçiliği yükselirken, Haseke’de tek günlük bir nüfus sayımı yapıldı. Kürtlere "1945’ten önce Suriye’de yaşadığını belgeyle kanıtla” denildi. Kanıtlayamayanlar vatandaşlıktan çıkarıldı. Yaklaşık 120–150 bin Kürt bir gecede vatansız kaldı. Bugün torunlarıyla birlikte bu sayı 300–400 bin kişiye ulaştı.




