Korkutma, darp, taciz: Protestoculara kötü muamele iddiaları hakkında neler biliniyor?

Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasıyla Türkiye genelinde tetiklenen protestolara katılan kişiler gözaltı ve tutukluluk süreçlerinde neler yaşadı? İstanbul, İzmir, Ankara Barosu'na bağlı avukatlar, muhalefet milletvekilleri ve gençlerin yakınları, protestocuların polis müdahalesi sırasında, gözaltı işlemlerinde ve cezaevinde fiziksel ve psikolojik şiddete, hatta bazı durumlarda cinsel taciz olarak nitelendirilebilecek davranışlara maruz kaldıklarını söylüyor.

Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları Derneği bu iddialarla ilgili araştırma yürüttüklerini açıkladı. BBC Türkçe'nin altı ilde görüştüğü avukatlar kötü muamele iddialarını destekleyen bulgu ve bilgiler paylaştı. Ancak BBC Türkçe kötü muamele gördüğünü söyleyen kişilerle görüşemedi. Cumhurbaşkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ise iddiaları kesin bir dille reddetti. Tunç, 7 Nisan'da "İşkenceye sıfır tolerans politikasını uygulamaya devam ediyoruz. Bu konudaki kararlılığımızdan hiçbir zaman taviz vermedik" dedi. BBC Türkçe iddialarla ilgili Adalet Bakanlığı'na yazılı talep iletti, yayın tarihi itibariyle yanıt alamadı.

Protestolarda kaç kişi gözaltına alındı?

Ekrem İmamoğlu'nun 19 Mart'ta "yolsuzluk" ve "terör" soruşturmaları kapsamında gözaltına alınması tüm Türkiye'de protestoları tetikledi. BBC Türkçe'nin derlediği verilere göre gözaltının siyasi olduğunu savunanlar en az 65 ilde çeşitli büyüklüklerde eylemler düzenledi. İstanbul'da en az 700, Ankara'da 400'den fazla, İzmir'de 450 civarı, Kocaeli'nde en az 100 olmak üzere Türkiye genelinde iki bine yakın kişi gözaltına alındı. Yoğun gözaltılar nedeniyle İstanbul, Ankara ve İzmir'de sorgu için üç-dört gün bekleyen şüpheliler oldu.

Sorguların ardından 278'i İstanbul'da olmak üzere Türkiye genelinde 300'den fazla kişi tutuklandı. İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesi 10 Nisan'da 102 kişi hakkında tahliye kararı verdi.

Avukatlara göre 10 Nisan itibariyle İzmir'de 19, Bursa'da 19, Kocaeli'nde iki, Eskişehir'de bir, Adana'da bir ve Ankara'da da bir kişi halen tutuklu.

İnsan hakları dernekleri ne diyor?

Uluslararası Af Örgütü kötü muamele iddialarıyla ilgili detaylı bir inceleme başlattıklarını duyurdu. Af Örgütü araştırmacısı Begüm Başdaş, BBC Türkçe'ye yaptığı değerlendirmede "İddiaların yetkililer tarafından bağımsız, etkin ve tarafsız biçimde soruşturulması gerektiğini" söyledi. İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri BBC Türkçe'ye protestoların ardından derneğe kötü muamele iddiasıyla başvurular geldiğini aktardı. Yoleri kendi tanık olduğu vakaları anlatırken "Yoğun bir şekilde şiddete maruz kalan, kafası gözü şişmiş insanlar geldi. Mesela kolu kırık olan, bu tür yaraları olan insanlar geldi" dedi. Yoleri, bu insanların "isimlerinin kayda geçirileceği" veya "gözaltına alınıp tutuklanacakları" korkusuyla suç duyurusunda bulunmayı reddettiklerini aktardı.

Müdahale sırasında darp iddiaları

Hak ihlalleri iddiaları protestolara yapılan polis müdahalesi ile başlıyor. BBC Türkçe'ye konuşan farklı illerdeki avukatlar bu sırada protestocuların darp edildiğini, kalabalığı dağıtmak için tasarlanmış silahların yaralama amacıyla kullanıldığını, polise mukavemet göstermeyen ve dağılmakta olan bazı kişilerin de darp edilerek gözaltına alındığını savundu.

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu İstanbul'da "burnunda kırık ve vücudunun birçok yerinde çürük olan gençler" olduğunu söyledi. Ankara Barosu avukatı Tuna Soydemir, bir öğrencinin gözaltına alındığı sırada "ağır hak ihlaline uğrayacak şekilde yaralandığını kayıt altına aldıklarını" ifade etti.

Çıplak arama ve cinsel taciz iddiaları

Cinsel taciz iddiası ilk olarak CHP Diyarbakır Milletvekili Tanrıkulu tarafından dile getirildi. Bir sorgu ifadesini basınla paylaşan Tanrıkulu, bir kadının "polise mukavemeti olmamasına rağmen" darp ve cinsel taciz olarak adlandırılabilecek davranışlara maruz kaldığını söyledi. İstanbul Barosu'na bağlı avukatlar ifade tutanağını teyit etti.

Tanrıkulu ayrıca gözaltına alınanların vücutlarında travma izleri olduğunu gördüğünü belirtti. Tanrıkulu "Özellikle genç kadınlara cinsel tacize varacak, cinsel taciz olan ve olabilecek kaba dayak var" dedi.

Cezaevlerinde koşullar nasıldı?

Bazı şüphelilerin yaralı şekilde tutuklandığı, cezaevi yetkilileri tarafından darp edildikleri, cezaevinde kalabalık koğuşlarda yerde yatmak zorunda kaldıkları, uygun olmayan koğuşlara gönderilerek diğer tutukluların hakaret ve göz korkutmasına maruz kalmalarına göz yumulduğu gibi iddialar da var.

İstanbul Barosu'ndan avukat Ergin "Kolundaki platin çıkmış, yüzünde yara, kaburgası kırılmış halde gelen" tutuklularla görüştüğünü anlattı. Ergin, "Kaburgası kırılan [bir kişi] sırt üstü yatarak hastanede olması gerekirken koğuşta tutuldu" dedi.

İşkence nasıl tanımlanıyor?

İşkence yasağı Anayasa'nın 17. maddesiyle güvence altına alınıyor. Bunun yanı sıra Türk Ceza Kanunu ve Türkiye'nin de imzacısı olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi de işkenceyi yasaklıyor. Türkiye'nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşmesi (UNCAT) işkenceyi bir şahsa cezalandırmak amacıyla, bilgi veya itiraf elde etmek için, bir kamu görevlisinin teşviki veya rızası ile uygulanan fiziki veya manevi acı veren fiil olarak tanımlıyor.