Türkiye’de konut kredisi faiz oranlarında yaşanan 1,5 puanlık düşüş hem kamu hem özel bankaların kredi politikalarını yeniden şekillendirdi. Kamu bankaları aylık yüzde 2,69-79 bandına inerken, özel bankalar da yüzde 3,19-79 seviyelerinden yüzde 2,69-80 aralığına geriledi. Son bir yılda konut kredisi bakiyesinin 634 milyar TL’ye ulaşması ise vatandaşların yeniden krediye yöneldiğini gösteriyor. Faizlerin düşmesiyle birlikte ev alma hayali yeniden gündeme gelecek mi, sektör temsilcileri anlattı.
2. EL KONUTLAR
Gayrimenkul Hukukçusu Sinan Keskin, faizlerin düşmesine ilişkin şunları söyledi:
"Son dönemdeki yüksek maliyetler ve faiz sebebi ile durgunlaşmakta olan piyasa canlanacaktır. Özellikle konut satışlarında kademeli toparlanma olabilir. Aylık faizin yüzde 2.70 seviyelerine gerilemesi bankalar arasında daha rekabetçi bir fiyatlama ortamı oluşmasını sağlayarak gayrimenkul piyasasının daha hareketli hale gelmesini sağlayabilir. Yüksek maliyetlerden ötürü azalan satışlar açısından da faizin düşmesi üreticinin elindeki stokları çıkarması ve ikinci eldeki konut satışlarının canlanması için önemli bir fırsat olabilir. Genel olarak baktığımızda uzun süreden sonra “nefes aldıran” bir adım diyebiliriz."
KONUTA İLGİ ARTTI
Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Ali Güvenç Kiraz, konut kredisi faiz oranlarının düşmesinin önemine değinerek, "Çünkü konuta ulaşma konusunda 3-4 yıldır çok ciddi bir sıkıntı yaşıyoruz. Gayrimenkul kredisi kullanarak konut almak çok zorlaştı artık tamamlayıcı krediye döndü. Çünkü ödeme oranları, ödeme miktarları, geri dönüş oranları faizlerden dolayı çok yüksek. Faizlerin düşmesi, özellikle banka kredisi yoluyla konut alımına olan ilgiyi artacaktır. Faizler düşünce konut fiyatları da artıyor ama konuta erişim banka faizleri düştüğü zaman daha da fazla oluyor ve bu anlamda talep de karşılanabilir hale geliyor" şeklinde konuştu.
Tüm Emlak Danışmanları Birliği Başkanı Hakan Akçam, ev sahibi olmak isteyen vatandaşların uzun süredir faizlerin düşmesini beklediklerini belirterek, "Merkez Bankası’nın politika faizindeki indirim kararının bankalar tarafından hızla yansıtılması gerekiyor. Bu sadece bireysel değil, sektörel bir ihtiyaç. Faizler düştükçe kredili satışlar artıyor, piyasa canlanıyor" dedi.
İPOTEKLİ SATIŞLAR
Akçam, ipotekli konut satışlarının da sürekli arttığını belirterek, "Faizler düştükçe insanlar krediyle ev almaya yöneliyor. Bu da piyasaya güvenin yeniden tesis edildiğini gösteriyor. Bugün 10 milyon TL’lik bir konut kredisi için 120 ay vadede toplam geri ödeme ortalama 35 milyon TL arasında değişiyor. Bu rakamlar hâlâ yüksek. Faizlerin düşmesi, geri ödeme yükünü hafifletir ve daha fazla kişinin ev sahibi olmasını sağlar" diyerek şöyle devam etti:
“Faizlerin düşmesi, konut talebini doğrudan artırır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, bu talep artışının fiyatlara yansımaması. Eğer ev sahipleri bu hareketliliği fırsata çevirip fiyatları artırırsa, bu kez erişilebilirlik yeniden kaybolur. Bu nedenle fiyat denetimleri sıkılaştırılmalı, arz artırılmalı ve ilk kez ev sahibi olacaklara yönelik destek mekanizmaları geliştirilmeli. Faiz indirimi, fırsatçılıkla değil, adaletle yönetilmeli.”




