HSBC Asset Management, küresel piyasalardaki getiri beklentilerini değerlendirdi.

Kuruma göre beklenen getiriler, uluslararası ve gelişmekte olan piyasalara yönelmeyi destekliyor. Uluslararası ve gelişmekte olan piyasalarda değerlemeler ve risk primleri cazip bulunuyor.

Raporda ekonomik şokların ve büyüme görünümünün faizleri uzun süre yüksek tutabileceği belirtildi. Bu durum nakit ve birçok sabit getirili varlığın beklenen getirisini artırıyor. Ancak yüksek faizler, hisse senedi değerlemeleri üzerinde baskı yaratıyor.

Gelişmekte olan piyasalarda yükseliş belirli şirketlerde yoğunlaşıyor

Gelişmekte olan piyasa hisseleri, 2025’teki güçlü performansın ardından bu yıl da yükselişini sürdürdü. HSBC, kazançların Güney Kore ve Tayvan’daki yarı iletken devlerinde yoğunlaştığına dikkat çekti.

HSBC, yatırımcıların sınır piyasaları da değerlendirmesi gerektiğini belirtti. Bu piyasalardaki fırsatlar, daha geniş bir yatırım yaklaşımının parçası olarak ele alındı.

Portföy korumasında tek araç yeterli değil

HSBC’ye göre dezenflasyon ve kalıcı enflasyon riskleri aynı anda varlığını koruyor. Bu nedenle kurum, tek bir aracın tüm senaryolarda portföyü koruyamayacağını vurguladı. Reel varlıklar, emtialar ve hedge fonları çeşitlendirme seçenekleri arasında sıraladı.

G7 ülkelerinin tahvillerinin daha yüksek getiri sunduğu belirtildi. Resesyon endişeleri güçlenirse bu tahvillerin fiyatlarının belirgin biçimde yükselebileceği kaydedildi.

HSBC ayrıca Fed’in ileriye dönük yönlendirmeden uzaklaşmasına dikkat çekti. Piyasaların uyum sürecinde daha yüksek oynaklık ve risk primleriyle karşılaşabileceği ifade edildi.

Altında talep desteği sürüyor, koruma işlevi sınırlı kalıyor

Yılın başlarında ons başına 5 bin doların oldukça üzerine çıkan altın, son dönemde ivme kaybetti. HSBC’ye göre jeopolitik bölünme ve merkez bankalarının rezerv çeşitlendirmesi talebi destekliyor.

Buna karşın HSBC, altının son dönemde hisse senetlerindeki düşüşlere karşı koruma sağlayamadığını kaydetti.