Yapılan analiz ve incelemeler neticesinde Ayasofya'nın ana kubbesinde güçlendirme ihtiyacı olduğunun belirlenmesinin ardından Bilim Kurulu'nun denetimi ile uygulama süreçlerine başlandı. Tarihinin en geniş ve kapsamlı restorasyon sürecine alınan kubbe, depreme karşı daha dayanıklı hale getirilecek ve yapının özgün hali titizlikle korunacak.

Ayasofya Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ahmet Güleç, çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulunarak, iskelelerin kurulması için içeride bazı cihazların girmesi gerektiğini ifade etti. "Ayasofya'nın içinde yaptığımız platformu görüyorsunuz. İskelelerin kurulması için içeriye birtakım cihazların da girmesi lazım. Bunlar ağır iskeleler. Burada yapılsaydı eğer kaynak ve benzeri işlemlerden dolayı daha tehlikeli bir durum olacaktı," dedi.

Güleç, 20-25 metreye kadar küçük vinçle çalıştıklarını, ancak 25 metreden sonra vinçlerin içeri alınması gerektiğini belirtti. "Şu anda 27 metredeyiz. Üstünde bulunduğumuz platform bu vinçleri taşıyacak durumda," şeklinde konuştu.

Güçlendirme çalışmaları sırasında herhangi bir şekilde yapının zarar görmemesi için dikkatli uygulamalar yapıldığını vurgulayan Güleç, yaz yağışlarının kubbeyi olumsuz etkileyebileceğini ve geçici bir örtü oluşturmanın zaruri olduğunu kaydetti. Bu sayede kubbenin dış kısmında oluşabilecek ağır yüklerin temizlenmesi ve beklenen depreme karşı güçlendirilmesi için gerekli önlemlerin alındığını ifade etti.

Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Ayasofya, 2023'te başlayan ikinci etap restorasyon çalışmaları kapsamında, ana kubbede dış yüzeydeki kurşun kaplamaların yenileneceği ve iç yüzeydeki mozaiklerin zarar görmemesi için geçici çelik konstrüksiyon ile kapatılacağı belirtildi. Yaklaşık 15 asırdır ayakta olan Ayasofya'nın gelecek nesillere en doğru ve sağlam şekilde aktarılması için bu çalışmaların Vakıflar Genel Müdürlüğü yönetiminde sürdürüleceği ifade edildi.