Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eskişehir'in Beylikova ilçesindeki sahada 694 milyon ton nadir toprak elementi rezervi olduğunu açıklamıştı. Nadir toprak elementleri, yeryüzünde nadiren bulunan 17 elementtir ve borik, lityum, karbon gibi değerli materyalleri içermektedir. Bu elementler, kıymet açısından "geleceğin petrolü" olarak değerlendiriliyor. Türkiye'de, Eskişehir'deki sahalarda bulunan bu elementler, Çin'in ardından dünyanın en büyük rezervi konumundadır.

Nadir toprak elementleri, akıllı telefonlardan füzelere, elektrikli otomobillerden birçok kritik ürünün üretiminde kullanılmaktadır. Milli İstihbarat Akademisi'nin hazırladığı raporda, kritik mineraller pazarının 2040 yılında 770 milyar dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Raporda, özellikle savunma, yüksek teknoloji ve yeşil enerji dönüşümü gibi alanlarda bu elementlerin rolünün arttığına vurgu yapılmaktadır.

Ayrıca, bu elementlerin Amerika Birleşik Devletleri’nin modern savunma platformlarının neredeyse tamamında vazgeçilmez bir rol oynadığı belirtilmektedir. Örneğin, F-35 savaş uçağında yaklaşık 410 kilogram nadir toprak elementi bulunmaktadır. Ancak, ABD'nin tüm nadir toprak bileşikleri ve metallerine yönelik ithalatının yaklaşık %70’inin Çin’den yapıldığı raporda vurgulanmıştır.

Türkiye'nin nadir toprak elementi üretmesi, sadece ekonomik bir kazanç sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda küresel enerji ve teknoloji piyasalarında Türkiye'nin daha güçlü bir konuma gelmesini sağlayacaktır. Türkiye'nin uzun vadede küresel nadir toprak elementi piyasasında stratejik bir aktör hâline gelmesi muhtemeldir.