Son günlerde ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ismini adeta ağzından düşürmüyor. Son 6 ayda en az 10 farklı ortamda Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan bahseden ABD Başkanı bunu neden yapıyor? CNN TÜRK ABD Temsilcisi Yunus Paksoy köşesinde detayları kaleme aldı.

Hayır mı? Şer mi? Sevinelim mi? Endişelenelim mi? Sürekli methediyor da taleplerimiz ne olacak? Ve... Neden? Gelin bunların cevabını birlikte bulmaya çalışalım. Biden döneminde Gazze’deki duruma çözüm bulmak için iki Müslüman ülke seçilmişti: Katar ve Mısır. O dönem hemen hemen basına açık/kapalı her toplantıya katıldım. Benim gördüğüm şuydu... Biden ve ekibi Türkiye’yi süreçte ana aktör olarak görmek istemiyordu.

Gerek Biden’ın şahsi tasarrufu ve yönetiminin izlediği yol gerekse İsrail’in tutumu bunda etkin rol oynamıştı.

Gelelim Trump’a... Başkan’ın öngörülemezliği, uluslararası ilişkileri ticaret gibi görmesi ve “sonuca giden yolda her şey mübahtır” anlayışı malumunuz. Bu özelliklerin hepsini eleştirdiğimiz de oldu ama... Bu sefer takdirle yazıyorum. Trump son 6 ayda en az 10 farklı ortamda Erdoğan’dan gıyabında bahsetti. Gerek Netanyahu yüzüne şikâyet ettiğinde... Gerek Suriye söz konusu olduğunda... Ve en önemlisi iş Gazze’ye geldiğinde Trump, barış için aradığı ortağı bulmuştu.

Trump’a göre... Zelenski de, Putin de, bölge de, dünya da, Hamas da ona büyük saygı duyuyor. Buraya dikkat lütfen... Çünkü Trump’ın kodu zaten tam olarak bu. Saygı görmek istiyor. Bunun için de saygı görenlerle aynı masanın etrafında oturmak istiyor. Güçlü olmak istiyor. Bunun için de güçlülerle yürümek istiyor. İş bitiren olmak istiyor. Bunun için de teferruatta boğulmayan, işten anlayanlarla ortak olmak istiyor.

Trump planı açıklandığında ilk başta çok tepki vardı. Gazze’de barış, burada alacağımız aktif rol, Trump’ın ödülüne kavuşması ve Washington’daki İsrail gerginliğinin yatışması... Şu “hani n’oldu o iş” denilen birçok kapıyı açar. Trump belki uzatmalı sevgilisi Nobel’e kavuşamadı ama... 1 ve 2 numaralı ihtimaller gerçekleşti.

Biden döneminde masadan uzak tutulan Türkiye, bugün Gazze planının garantörü olmuştur. Gelişmelere bakılırsa Türk askerinin 100 yıldan uzun süre sonra Gazze’ye dönme ihtimali ufukta belirmiştir. Trump’ın mirasına geçecek barışta en büyük pay verdiği liderden biri Erdoğan, ülke ise Türkiye olmuştur. Dünya devlerinin Trump’ı hoş tutmak, hışmına yakalanmamak, başını belaya sokmamak için binbir takla attığı bu dönemde Türkiye, eşsiz bir fırsat yakalamıştır.

Önümüzde Trump ile 39 ay daha var. Yeni Amerika’nın kodlarına bakıyorum da... Geçtiğimiz 9 ayda Trump ile gelinen nokta, bizi daha da ileri götürecek. Özellikle F-35 ve yaptırımlar konusunda müspet istişareler yapıldığını duyuyorum. Yakalanan bu ivme yakında meyvelerini verir mi? Gidişat o yönde görünüyor.

Idaho sakinleri ve Amerikalılar birkaç gündür Katar’ın Idaho’da ne işi olduğunu soruyor. Sebebi de şu... Savaş Bakanı Hegseth Pentagon’da Katarlı mevkidaşı ile açıklama yaptı ve Idaho’daki Mountain Home Hava Üssü’nde Katar Emirliği Hava Kuvvetleri tesisi inşa edilecek. Amerika’da yer yerinden oynadı.

Trump, ülkeyi peşkeş çekti. Katar’ın verdiği hediye uçağı rüşvet olarak aldı. Müslüman pilotlar tepemizde uçacak. Rezillik, hainlik... Ve daha neler neler. İşin ilginç tarafı liberali de muhafazakarı da küplere binmiş halde.

İki yıldır İsrail’in yaptıklarının belki de en acayip sonuçlarından biri, insanların İsrail’in Amerikan siyasetindeki etkisini anlaması oldu. Her ABD Kongre üyesinin “bebek bakıcısı gibi” İsrail lobisinden temsilcisi olduğu ortaya çıktı. Amerikalı siyasetçilere hangi oylamada nasıl oy vermesi gerektiğinin söylendiği ortaya çıktı.