Orta Asya’da son dönemdeki diplomatik hareketlilik ve ittifaklar, yalnızca bölgesel değil küresel dengeler açısından da yeni bir kırılmaya işaret ediyor. ABD’nin Rusya ve Çin’i “çevreleme stratejisinin” merkezinde ise Kazakistan yer alıyor. Jeopolitik konumu ve enerji potansiyeliyle bölgenin en önemli aktörlerinden biri olan Kazakistan, Washington’un Asya hamlesinde kilit ülke konumuna yükseldi. ABD Başkanı Donald Trump’ın, Washington’da düzenlenen ABD-Orta Asya Zirvesinde yaptığı açıklamalar ve Kazakistan’ın İbrahim Anlaşmaları’na katılma kararı, yeni denklemin resmen şekillendiğini gösterirken, son adımlar bölgedeki güç dengelerine ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi. Analistler ise, ABD başkanı Trump'ın, Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev’in karşısında yaptığı konuşmada, “İbrahim Anlaşmaları yalnızca Orta Doğu için değil, Asya’nın barış ve istikrarı için de büyük önem taşıyor” sözlerini; Orta Asya'nın sıklet merkezinin Kazakistan olacağı şeklinde yorumluyorlar.

NVIDIA ile Freedom Holding Corp. arasında imzalanan ve yaklaşık 2 milyar dolar değerindeki iş birliği anlaşması için "Kazakistan'ı Çin'e karşı Orta Asya'nın yapay zeka merkezi hedefi" deniliyor.

30 ANLAŞMA
Geçtiğimiz haftalarda Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev'in ABD ziyareti kapsamında KAZAKH INVEST desteğiyle toplam değeri 17.2 milyar dolar olan 30 ikili anlaşmaya imza atması da dikkat çeken gelişmelerin başında geliyor. Anlaşmalar kapsamında, Groq Inc. ile Kazakistan Yapay Zeka ve Dijital Kalkınma Bakanlığı yapay zeka altyapısı alanında iş birliği mutabakatı imzalarken, GDA Group bünyesindeki DDH Inc. ile yatırımcı Vyacheslav Kim 300 milyon dolar değerinde bir yatırım yapılacağını duyurdu. Air Astana yöneticileri ise uzun mesafeli filo yenileme amacıyla 18 adet Boeing 787-9 uçağı için niyet mektubu imzalarken, madencilik sektöründe ise Tau-Ken Samruk Ulusal Madencilik Şirketi ile Cove Capital Group LLC arasında 1.1 milyar dolar değerinde tungsten madeni geliştirme anlaşması yapıldı.

KÜRESEL HAMLE
ABD basını ise Kazakistan ile atılan adımları Trump yönetiminin dış politikada “hızlı sonuç alma” stratejisinin somut örneği olarak değerlendiriyor. Analizlerde Washington’un nihai hedefinin, Suudi Arabistan, Suriye, Endonezya ve Malezya gibi ülkeleri de sürece dahil ederek geniş bir “kuşak” oluşturmak ve bu kuşak üzerinden hem Çin’i çevrelemek hem de bölgedeki stratejik ve ekonomik nüfuzunu kalıcı şekilde pekiştirmek olduğu vurgulanıyor.

Yücel: "Herkesin herkesle iş birliği yaptığı gibi herkesin herkesle rekabet içinde olduğu bir çağdayız. Önemli olan Ankara’nın bu süreci Türkiye için en iyi şekilde hesaplaması ve yönetmesi."

Uzmanlar ne diyor?
ÇOK KUTUPLU DÜNYA
Umur Tugay Yücel (Siyaset Bilimci)
"ABD’nin Orta Asya’da Kazakistan merkezli başlattığı yeni stratejik denklem, yalnızca Rusya ve Çin’i çevreleme hedefiyle sınırlı değil; aynı zamanda Avrupa ile Asya arasında jeoekonomik bir hat kurma amacını taşıyor. Ankara, bu yeni tabloyu dikkatle okumak zorunda. Çünkü Kazakistan, Türkiye’nin hem Türk Devletleri Teşkilatı içindeki en önemli ortağı hem de Orta Koridor projesinin merkez ülkelerinden biri. Açıkçası maksimum seviyedeki riskler ve fırsatlarla dolu yeni dünya gerçekliği bize şunu söylüyor; 'çok merkezli-çok kutuplu dünyaya hoşgeldiniz."

Okkan: "Türkiye, jeopolitiğine bağlı strateji geliştirirken tarihî misyonunu da kullanmak zorunda. Bu misyonda bir yanda İslamiyet, diğer yanda Türk Dünyası ve Batı kültürü yer alıyor. Ancak bu üç yön arasında zaman zaman gerilimler oluşabiliyor."

ÜÇ YÖNLÜ STRATEJİ
Mehmet Okkan (Emekli Tümgeneral-Stratejist)
"Kazakistan’ın ABD öncülüğündeki yeni bölgesel stratejiye dahil olması, Türkiye için hem jeoekonomik, jeostratejik fırsatların yanı sıra jeopolitik sınav anlamına da geliyor. Ankara, bu süreçte üç yönlü bir stratejik dengeyi aynı anda yönetmek zorunda: ABD ile ekonomik işbirliği fırsatlarını değerlendirmek, Rusya ve Çin ile diplomatik kırılmayı önlemek, Türk dünyası içindeki liderlik rolünü korumak. Bu üç denge başarıyla kurulabilirse, Türkiye yalnızca Orta Koridor’un değil, Avrasya’nın istikrar ekseninin merkezi haline gelebilir. Ancak denge bozulursa, Orta Asya’daki yeni ittifak haritası Türkiye’yi 'dış halkada kalan' bir aktör konumuna itebilir."

OLASILIKLAR HESABI
"Türkiye denge arzulasa da kimi zaman tercih yapmak zorunda kalıyor. Bu tercihlerde zarar yaşamamak için daha güçlü bir stratejik otonomiye ihtiyaç duyuyor; bu otonominin merkezinde ise ekonomik güç bulunuyor. Kazakistan’ın tercihi kendi geleceğini ilgilendiriyor, ancak bu tür olasılıkları önceden öngörüp dış politika stratejisinde avantaja çevirmek her zaman kazanç sağlar.