Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) İcra Direktörü Inger Andersen, AA muhabirine, Kenya'nın Nairobi kentinde bugün başlayan Birleşmiş Milletler Çevre Asamblesi (UNEA) ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Andersen, UNEA'da dünyaya çevresel çok taraflılığın hala güçlü olduğuna yönelik bir mesaj verilmesini ve gezegeni korumak için ortak çalışma iradesini açıkça ortaya koyacak kararlar çıkmasını umduğunu belirtti.
Andersen, çevresel koruma çalışmalarında akıllıca adımlar atarak ekonomik büyüme ve istihdamın da desteklenebileceğini vurguladı. Yapay zekanın sürdürülebilirlik ve çevresel koruma açısından kullanımının gündemde olduğunu dile getiren Andersen, bu teknolojinin "iyiye yönelik" çözümler sunabileceğini, ancak üretiminde kullanılan metaller, nadir toprak elementleri, enerji ve su tüketimi gibi çevresel etkilerin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Andersen, Paris Anlaşması'nın 10. yıl dönümünün yaklaştığına dikkat çekerek, "İklim değişikliğiyle mücadelede istediğimiz her şeyi elde etmiş olmasak da bazı ilerlemeler kaydettik ve önümüzdeki yıl güzel Türkiye'de daha fazla ilerleme kaydedeceğiz. Bir sonraki adım, Türkiye'nin Avustralyalı ortaklarıyla Brezilyalı dostlarımızın da üzerinde çalıştığı fosil yakıtlardan kademeli çıkış hedefine yönelik yol haritasına öncülük etmesi olacak. Şimdiden 80 ülkenin 'ben varım' dediğini gördük ancak yapılacak daha çok iş var" ifadesini kullandı.
Gelecek yıl COP31 Başkanlığını yapacak Türkiye ile UNEP arasında güçlü işbirliği fırsatları olduğuna da değinen Andersen, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye güçlü bir ülke. Muhteşem bir konumda yer alıyor. Pek çok açıdan doğu, batı, kuzey ve güney arasında gerçek bir köprü. Türkiye, biyolojik çeşitliliğin korunmasını benimsemiş ve kararlı şekilde ilerlemeyi hedefleyen bir ülke. COP başkanlığı görevi başladığında bu süreçte aktif olarak yer almayı da sabırsızlıkla bekliyoruz."
Andersen, COP31'de Türkiye ve Avustralya'nın ortaklığına ilişkin, "İki ülkenin işbirliği aslında tüm bölgeyi kapsıyor. Türkiye ve Avustralya bir araya gelerek COP31'e ev sahipliği yapacak. Bu, belki de çok taraflı liderlikte açtığımız yeni bir sayfadır. Bunun hepimiz için bir öğrenme fırsatı olmasını umuyorum" dedi.
Andersen, emisyon azaltımının yanı sıra çevresel kirlilik ve biyoçeşitliliğin de birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.




