Üsküdar'da kafaları karıştıran benzer isimlerin arkasındaki tarih: Libadiye, İcadiye, İnadiye

Tarihi sokaklarıyla geçmişi günümüze bağlayan Üsküdar ilçesinde yan yana sıralanan benzer isimli bölgeler, kent hafızasını araştıran tarihseverlerin odak noktası haline geliyor.

İstanbul'un Asya Yakası'nda bulunan yerleşimlerde Üsküdar'ın tarihi semtleri üzerine çalışan araştırmacılar, 17. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar uzanan resmi vesikaları inceleyerek İcadiye İnadiye Libadiye hikayesi başlığındaki bilinmeyenleri aydınlatıyor.

Yüzyıllar boyunca aktarılan kaynaklar ve arşiv belgeleri, İstanbul semt adlarının anlamları konusunda merak edilen ayrıntıları gün yüzüne çıkardı.

İCADİYE SEMTİNİN ADI NEREDEN GELİYOR?

Bölgenin dikkat çeken yerleşimlerinden biri olan İcadiye, adını doğrudan doğruya 'icat' sözcüğünden alıyor.

Semtin isim öyküsü, 19. yüzyılda bu topraklarda geliştirilen yenilikçi sanayi girişimlerine dayanıyor.

Dönemin önemli ustalarından Sarkis Kalfa, geliştirdiği özel makinelerle tekstil alanında çığır açan bir üretime imza atıyor.

Bahsi geçen makinelerle dokunan kumaşlar kısa sürede büyük bir şöhrete kavuşuyor ve piyasada 'Sarkis Basması' adıyla kabul görüyor.

Üretim teknolojisindeki bu özgün buluş, mahallenin hafızasına kazınarak bölgenin İcadiye olarak anılmasını sağlıyor.

Bereç semtinin kuruluş hikayesinden tiyatrocu Nedim Saban'ın annesi çıktı

LİBADİYE İSMİ VE ANLAMI NEREDEN GELİYOR?

Kökeni konusunda farklı değerlendirmelerin bulunduğu Libadiye semti, geçmişe uzanan tartışmalı bir adlandırma serüveni barındırıyor.

Uzmanlar, semt adının 'Libade' kelimesinden türediği ihtimali üzerinde duruyor.

Bölgede ayakta kalan Libade Çeşmesi'nin üzerinde yer alan 1766 tarihli kitabe, bu ismin köklerinin asırlar öncesine uzandığını açıkça kanıtlıyor.

Sözlüklerde kısa hırka ya da yağmurluk anlamına gelen ve 'lebade' olarak da telaffuz edilen bu kelime, yerleşimin iklim yapısıyla örtüşüyor.

Tepelik alanda havanın daima rüzgarlı seyretmesi sebebiyle hırka giyme zorunluluğu doğması, bu coğrafi adlandırmanın temel dayanağını oluşturuyor.

LİBADİYE KELİMESİ RUMCA KÖKENLİ Mİ?

Bölgeye dair dilbilimsel araştırmalar, Libadiye isminin arkasında yalnızca Osmanlı dönemi giyim kuşam kültürünün bulunmadığını gösteriyor.

Tarihçilerin gündeme getirdiği ikinci güçlü görüş, kelimenin Rumca kökenine işaret ediyor.

Bu yaklaşıma göre adlandırma, Rumca dilinde 'çayırlar, kırlar' anlamına gelen 'livadia' kelimesinden doğuyor.

Geçmiş yüzyıllarda yemyeşil çayırlarla, geniş otlaklarla kaplı olan tepelerin bu Rumca tabirle tarif edilmesi, zaman içinde dönüşerek bugünkü semt adına kaynaklık ediyor.

Böylece Libadiye adı, hem yerel iklim alışkanlıklarını hem de çok kültürlü coğrafi mirası aynı potada birleştiriyor.

İstanbul'un 39 ilçesinde yaşayanların memleket haritası: Sivas 11 ilçede liderliği bırakmadı

İNADİYE SEMTİ İSMİ NEREDEN GELİYOR?

Semt adları arasındaki en renkli geçmişe sahip yerleşimlerden birini oluşturan İnadiye, doğrudan doğruya 'inat' kelimesinden besleniyor.

Tarihi kayıtlarda bu ismin ortaya çıkışına ilişkin iki ayrı köklü rivayet dikkat çekiyor.

İlk anlatıya göre, bölgedeki Ağa Hamamı bünyesinde kiracı olarak işletmecilik yapan Mustafa Çelebi, kira sözleşmesi tek taraflı feshedilince büyük bir kararlılık gösteriyor.

Mustafa Çelebi, Küçük Fil adıyla tanınan bir hatunla ortaklık kurarak 1691 yılında eski dükkanına inat hemen yakın bir noktada yeni bir hamam yaptırıyor.

Kısa sürede halk arasında şöhret bulan bu yapı, çevresindeki yerleşime de kalıcı olarak ismini veriyor.

İNADİYE TEKKESİ VE HAŞİM BABA ANLATISI NEYİ ANLATIYOR?

İnadiye ismine dair aktarılan ikinci anlatı ise doğrudan tasavvuf tarihi ve İnadiye Tekkesi etrafında şekilleniyor.

Tarihi kayıtlara göre Celvetilik yolunun yanında Bektaşilik anlayışına da bağlanan Haşim Baba, dönemin dini otoritelerinin dikkatini çekiyor.

Durumu yerinde incelemek üzere tekkeye gelen asitane mensupları, ayinleri gizlice takip ederek Haşim Baba hakkında Bektaşilik ithamında bulunuyor.

Kendisine yöneltilen bu iddiayı büyük bir inatla ve kesin dille reddeden şeyhin bu tavrı sonucunda tekke 'İnadiye' adıyla anılıyor ve zamanla tüm mahalleye kimlik kazandırıyor.

Araştırmacı Erkan Övüç ile tarihçi Mehmet Nermi Haskan, hazırladıkları kıymetli eserlerde bu tarihi hafızayı kayıt altına aldı.

Kapı komşunuzun mesleği tesadüf değil: İşte İstanbul'un çalışma haritası