Cem Dizdar - Fanatik

Hiçbir şey? Maç 34. dakikada 1-1 olmuşsa da goller dışında o ana kadar futbol adına hiçbir şey olmamıştı. Belki de Konya ilk hücumunda golü bulmasa 'Hiçbir şey görmeden' devreyi tamamlayacaktık hep birlikte. Neyse ki Beşiktaş özellikle attığı golle birlikte hatırladı sahada olduğunu ve yüklenmeye başladı. Yine de iki takım açısından anlaşılmaz bir acemilik vardı sahada.

Devre arası bir kaç yorum dinleyeyim dedim, baktım 'Övgü bombardımanı' başladı anında geçtim. İkinci devre 'Övgücülerin beklentisi' tahmin edeceğiniz gibi boşa çıktı. 70. dakikaya vardığımızda iki takımın gol beklentisinde 0.50'ye ancak yaklaşan gol değil ama iki 'Büyük şans' yaratan Konya idi. Beşiktaş'ın beklentisini ise hiç sormayın! Nihayetinde 76'da Cengiz Ünder yerine oyuna giren Kristjan Asllani sert kesti ve arka direkte top önüne düşen Orkun Kökçü golü yaptı. Ama iki dakika sonra Asllani kırmızı kart gördü ve 'Girdiği gibi çıktı'!

Neticede derli toplu futbol oynamaktan öte az sayıda ve kısa süren birkaç etkinlikten sonra kazanan Beşiktaş oldu. Mutlaka zaman ve sabır istenecektir gelişim için. Ancak o zamanın içinin nasıl doldurulacağı çok çalışma sloganı dışında boş kalacaktır. Beşiktaş takımının mevcut piyasa değeri an itibarıyla 140 milyon Euro civarı görünüyor. Bu değerleme ülke ölçeğinden bakıldığında hayli yüksek. Beri yandan takımın yarısının da değişeceği varsayılıyor! Bu durumda acaba sorun futbolcularda ve onların yeteneğinde değil de daha teknik bir sorun olabilir mi?

Uğur Meleke - Hürriyet

Beşiktaş futbol takımı, tadilat süreci bitmek bilmeyen bir bina gibi. Yıkımı büyük ölçüde tamamladılar ancak yeniden inşa konusunda sorunlar yaşıyorlar. Son bir ay içinde takımdan Rafa Silva, Abraham, Paulista, Mert, Demir Ege, Svensson ve Jurasek ayrıldı. Gelen oyuncu sayısı iki. Takımda tek sol bek, üç stoper kalmıştı. Oraya Yasin Özcan eklendi. As kaleci yok, as santrfor yok. Gökhan-Taylan'lı sağ bek rotasyonunun yeterliliği de tartışılır.

Geçen hafta Eyüp önünde Beşiktaş kulübesinde 21 yaş üstü sadece 3 futbolcu vardı. Dün de Konya karşısında en uçta Mustafa başladı. Kulübede de skoru değiştirmek için başvurabilecekleri iki adam vardı yalnızca (Jota ve Rashica).

Tabii ki kadronun bu denli daralması biraz da Sergen Yalçın'ın tercihi. Elde başka Silva yok. Ersin'in Mert'ten, Gökhan'ın Svensson'dan ne kadar iyi olduğu tartışılır. Ancak sebepler ne olursa olsun, varılan nokta bu.

Beşiktaş'ın yeni oluşan kadrosunun daha genç olduğu da bir gerçek. Dün sahaya çıkan ilk 11'in yedisi 25 yaş altıydı. Transfer edilen iki oyuncu da genç: Yasin Özcan 19, Kristjan Asllani 23 yaşında. Dikkat çekici bir başka detay da, dün 11'de tam sekiz yerli futbolcunun forma giymesi.

Beşiktaş'taki bu köklü değişim şüphesiz ki birçok sancıyı da taşıyor beraberinde. Dün tribünlerden organize bir protesto sesi yükseldi mesela. Beşiktaş maçın ilk yarısını daha iyi oynadı, 1 gol attı, iki topu direkten döndü, 5 kez Bahadır'a takıldı. İkinci devrede tablo biraz daha netameliydi, son 15 dakikayı da bir kişi eksik oynadılar hatta.

Ancak Beşiktaş'ta bu denli fırtınalı dönemler yaşanırken, olan bitenden neredeyse hiç etkilenmeyen, her geçen gün ıslık çalarak oyununu geliştiren bir adam var: Orkun Kökçü... Gurbetçi futbolcu geçtiğimiz hafta Eyüp önünde ilk sayısını yapmıştı, Konya karşısında da iki golün kalbindeydi. Orkun'un yükselen formu şu anda Beşiktaş adına en güzel haber.

Eyüp önünde 60'ta, dün de 75'te oyundan çıkarılmasına rağmen Cerny de Beşiktaş'ın iyileri arasındaydı yine.

Ömer Üründül - Sabah

Taraftardan tepki geleceği bilindiği için Beşiktaşlı futbolcular, dün geceye beklediğim gibi çok motive olmuşlardı. İlk dakikadan itibaren önde etkili baskı yaptılar. Belki pozisyon için organizasyon yoktu ama futbolcular, başta kaptan Orkun olmak üzere savaşıyorlardı. Ancak bir anda 50 metre arkada genişlikle ani bir kontratağa yakalanınca skor dezavantajına düşüldü. Ama Cerny, arka direkte boş pozisyonda attığı golle biraz kara bulutları dağıttı. İkinci yarı daha da baskılı oynayan Beşiktaş vardı. Konya gelemiyordu. Ama maçtaki kırılma anı bir hata sonucu Muleka'nın boş pozisyondaki aşırtması kaleyi bulamayışıydı. Sonra Sergen Yalçın'ın hamleleri geldi, baskı artı. Ve Orkun yoktan var eden galibiyet golüyle gemisini kurtardı.

Gelelim genel gözlemlerime... Takımın en yetenekli oyuncusu Cerny, ama dün gece gol dışında hiçbir şey yapmadı. Yalçın'ın onu oyundan alması doğruydu. Mustafa, yetenekleri kısıtlı bir santrfor, az görev aldığı için eksiklerini gideremiyor. Ama çalışkanlığı ve presleriyle bana göre faydalı oldu. Salih de yorulana kadar çok iyi pres yaptı, çok çalıştı. Dün gecenin en büyük hayâl kırıklıklarından biri de Bilal Toure idi. Bu oyuncu çok abartılıyor. Ama ben aynı görüşte değilim. Mali'de bile yedek kalıyor.

Çağdaş Atan kardeşime bir uyarım var. Takımın gidişatı hiç iç açıcı değil. Bunu sadece dün gece için söylemiyorum. Batuhan Kolak, zaten büyük takımı kolladı. Beklenen bir şey. Ama Asllani'nin yüzde yüzlük kırmızısına gözü önünde düdük çalıp sarı kart bile çıkarmayışı gerçekten kendi adına çok üzücüydü.

Sinan Vardar - Fotomaç

Eyüpspor maçında yaşanan beklenmedik puan kaybı, haklı olarak tepkilere yol açmıştı. Trabzonspor'un bu hafta berabere kaldığı haftada Beşiktaş'ın kazanarak, her zaman söylediğim gibi, Avrupa potasından kopmaması gerekiyordu. Devre arasında birçok oyuncuyla yollar ayrılırken, şu ana kadar doğrudan kadroya etki edecek bir transfer yapılmadı. Buna rağmen Kartal Kayra Yılmaz-Orkun Kökçü orta saha ikilisini Beşiktaş adına beğeniyorum.

Geçen gün yazımda da bahsetmiştim; Beşiktaş'ın orta sahası çok kırılgan. Konyaspor üç pasla golü buldu, orta saha çok çabuk geçiliyor. Asisti Beşiktaş'ın gönderdiği Muleka'nın yapması işin ayrı bir ironisi. Konyaspor, baskıyı üzerine çekip kanat oyuncularını arkaya kaçırmayı maçın başından beri denedi ve bu planla golü buldu.

Golün ardından tribünlerde tepkiler devam etti. Bu tip maçlarda gole erken reaksiyon vermek büyük önem taşıyor. Beşiktaş, 1-1'i erken bularak oyuna tutundu. Golden sonra siyahbeyazlılar baskısını artırdı, pozisyonlar yakalamaya çalıştı ancak ilk yarı beraberlikle tamamlandı. Beşiktaş ikinci yarıya tek kale başladı ve oyunu Konyaspor yarı sahasına yıktı. Konyaspor ise kendi yarı sahasında hızlı kontra ataklarla çıkmaya çalıştı. Bir süre sonra Konyaspor baskıyı kırdı ve tehlikeli ataklar bulmaya başladı. Salih Uçan ve Mustafa'nın yerine Ndidi ile Rashica oyuna dahil oldu.

Dakikalar 77'yi gösterdiğinde Orkun Kökçü, geçen haftanın ardından bu hafta da ağları havalandırdı. Kritik bir anda gelen bu golle, yazının başlığında da belirttiğim gibi, kaptan dümene geçti. Beşiktaş, geçen haftaki beraberliğin ardından üç puanı hanesine yazdırdı. Elbette hem saha içinde hem de saha dışında konuşulacak çok konu var. Bu yazımı maça ayırdığım için; hafta içi Serdal Adalı'nın basın toplantısı, maçta Ersin Destanoğlu'nun yuhalanması, tribünlerden yükselen "istifa" sesleri ve camianın genel tepkilerine ayrıca değineceğim.