Ayvalık Bağyüzü köyünde heykeltıraş Prof. Dr. Tankut Öktem imzalı 22 yıllık Atatürk Anıtı bakımsızlığa terk edildi. Anıtın yaşatılması için yıllardır mücadele eden Mehmet Gülümser, İzmir ve Balıkesir büyükşehir belediyelerinin yetki alanı tartışmaları arasına sıkışan anıt için ortak sorumluluk çağrısı yaptı. Gülümser, 6 dönümlük arazinin düzenlenerek hem Cumhuriyet değerlerini geleceğe taşıyacak hem de yerel üreticiyi destekleyecek bir merkeze dönüştürülmesini istiyor.
Atatürk Anıtı İçin Çağrı

Ayvalık’ın Bağyüzü köyünde, heykeltıraş Prof. Dr. Tankut Öktem’in imzasını taşıyan ve 2002 yılında açılan Atatürk Anıtı, bakımsızlık nedeniyle koruma bekliyor. Eğitimci Sühan Şen’in girişimleri, Hasan Yücel Koral ailesinin arazi tahsisi ve Cumhuriyet değerlerini yaşatma amacıyla hayata geçirilen anıtın çevresinin düzenlenmesi için yıllardır çağrı yapan Mehmet Gülümser, İzmir ve Balıkesir büyükşehir belediyelerinden sonuç alamadığını söyledi. Anıtı 2021 yılında yazdığı yazıyla gündeme taşıdığını belirten Gülümser, her 10 Kasım’da dostlarıyla birlikte anıtı ziyaret ettiğini anlattı. Araziyi bağışlayan ailenin üyelerini de buluşmaya davet ettiğini aktaran Gülümser, aileden şu sözleri duyduğunu söyledi: “Biz bu araziyi anıtı yapması için bağışladık. Hiçbir para karşılığı almadık. Ama şimdiye kadar kimse bize senin gösterdiğin kadirşinaslığı göstermedi.”
BELEDİYELERE ÇAĞRI
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin önceki başkanı Tunç Soyer ile görüştüğünü belirten Gülümser, anıtın koruma altına alınmasını istediğini ancak belediyenin alanın Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda olduğu gerekçesiyle adım atmadığını öne sürdü. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’ne de proje sunulduğunu belirten Gülümser, projenin hayata geçirilmediğini söyledi. “Bürokratlar, ‘Orası bize ait değil, yapamayız’ diyerek konuyu kapattı. Oysa mesele kimin yetki alanında olduğu değil, Atatürk Anıtı’nın korunmasıdır” diyen Gülümser, iki belediyeyi ortak sorumluluk almaya çağırdı. Yaklaşık 6 dönümlük arazinin çevre düzenlemesiyle turizm merkezine dönüşebileceğini belirten Gülümser; çeşme, tuvalet ve ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılayacak bir tesis yapılmasını önerdi.
“TÜRKİYE’NİN EN GÜZEL ATATÜRK ANITI”
Kozak Yaylası’nın yerel ürünlerinin satışa sunulabileceğini kaydeden Gülümser, “Köylüler ürettikleri ürünleri satar. Genç nesil köyüne bağlı kalır. Bu da göçü önler, köyleri canlandırır” dedi. Belediye başkanlarının Kuvayı Milliye vurgusu yaparken anıtın korunması konusunda geri durmasını eleştiren Gülümser, “Türkiye’nin en güzel Atatürk anıtı orada duruyor. Anıtın kompozisyonu Cumhuriyet Devrimlerini yeni nesillere anlatıyor. İstediğim tek şey bu değerin korunması ve topluma kazandırılması” dedi.




