Anadolu Ajansı
Haber akışına dön

Enerji Dönüşümü Haneleri De Elektrik Üretim Sürecine Dahil Ediyor

Enerji Dönüşümü Haneleri De Elektrik Üretim Sürecine Dahil Ediyor

Türkiye'nin yenilenebilir enerji hedefleri, yalnızca büyük ölçekli santrallerin değil, hanelerin kendi elektriğini üretmesini sağlayan küçük ölçekli güneş ve rüzgar sistemlerinin de yaygınlaşmasını gündeme getiriyor.

Enerji dönüşümünde, elektrik kullanımının artmasıyla birlikte yükselmesi beklenen talebin karşılanması için rüzgar ve güneş enerjisi kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Küçük ölçekli güneş ve rüzgar sistemleri de bireysel elektrik üretimini mümkün kılıyor.

Türkiye'nin rüzgar ve güneş enerjisinde 2035 için 120 bin megavat olan toplam kurulu güç hedefi, "Milli Enerji 2040" vizyonuyla 2040 için 175 bin megavat olarak belirlendi. Yol haritası, elektrik üretim kapasitesinin artırılmasının yanı sıra ulaşımdan binalara kadar birçok alanda elektrik kullanımının yaygınlaşmasını öngörüyor.

Isı pompalarının ve elektrikli araçların yaygınlaşması, hanelerin elektriği hangi amaçlarla kullandığını da değiştiriyor. Güneş panelleri veya küçük ölçekli türbinlerle kendi elektriğini üreten haneler, bu elektriği aydınlatmanın yanı sıra ısınmada ve araç şarjında da kullanabiliyor.

Tumurly Üst Yöneticisi (CEO) Furkan Yazıcı, AA muhabirine, insanın doğayla kurduğu ilişkinin yeniden şekillendiği bu dönüşüm sürecinde yenilenebilir enerji kaynaklarının bireysel kullanımda önemli bir yer tuttuğunu söyledi.

Yazıcı, "Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşılması için yenilenebilir enerji kaynaklarının sürdürülebilir teknolojilerle bireysel kullanım alanlarında da etkin şekilde kullanılması lazım." dedi.

Konut ve bahçelerde kullanılabilen, rüzgar ve güneşten elektrik üreten küçük ölçekli sistemler geliştirdiklerini dile getiren Yazıcı, bu sistemlerle üretilen elektriğin ısı pompalarının çalıştırılmasında, elektrikli araçların şarj edilmesinde ve konutların diğer elektrik ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanılabildiğini aktardı.

Yazıcı, özellikle rüzgar enerjisinin bireysel kullanımına ilişkin bilinirliğin sınırlı olduğuna dikkati çekerek, "İnsanlar çok fazla rüzgar türbininin ev tipi uygulamalarda kullanılabileceğini bilmiyor. Hem sosyal farkındalık projeleriyle hem de ticari faaliyetlerimizle bunların yaygınlaşmasını amaçlıyoruz. Herkesin kendi yenilenebilir enerji kaynaklarına sahip olmasını amaçlıyoruz." diye konuştu.

Küçük türbinlerin yeterli rüzgar bulunduğunda gece de elektrik üretebildiğini kaydeden Yazıcı, kurulum yerinin üretim açısından belirleyici olması nedeniyle kullanıcıların konumlarına ait geçmiş yılların rüzgar verilerini yazılımlarla değerlendirerek türbinin verimli çalışıp çalışamayacağını incelediklerini ve buna göre öneride bulunduklarını anlattı.

Yazıcı, elverişli rüzgar koşullarında geliştirdikleri 5 kilovatlık türbinlerin yıllık yaklaşık 15 bin kilovatsaat elektrik üretebildiğini, bu miktarın ise bir hanenin elektrik tüketimini karşılayabilecek düzeyde olduğunu ifade etti.

25 yılı aşan kullanım ömrüne sahip bu sistemlerin ortalama geri dönüş süresini yaklaşık 4,5 yıl olarak hesapladıklarını kaydeden Yazıcı, elektrik fiyatlarının daha yüksek olduğu bazı pazarlarda ise bu sürenin 2 yılın altına inebildiğini söyledi.

Tarımsal sulamadan afetlerde elektrik teminine

Yazıcı, küçük ölçekli bu sistemlerin şebekenin ulaşmadığı bölgelerde, dijital tarım ve sulama sistemlerinde, sahada hızlı elektrik temini gerektiren durumlarda ve afetlerde kullanılabildiğini belirtti.

Bu alandaki çalışmalarını anlatan Yazıcı, "Deprem gibi afet durumlarında hızlı bir şekilde römork üzeri çekilebilen ve yerinde elektrik enerjisi üretebilen sistemler, acil durumlarda hızlı bir şekilde elektrik enerjisi sağlayan taşınabilir mobil sistemler tasarlıyoruz." bilgisini paylaştı.

Yazıcı, rüzgar ve güneş enerjisini depolama teknolojisiyle bir araya getiren çözümler geliştirdiklerini, bu sistemlerin enerji ihtiyacının karşılanmasında artan elektrik fiyatlarıyla birlikte daha avantajlı hale geldiğini kaydetti.

Yerli üretici olarak verimlilik, tasarım ve maliyeti birlikte gözettiklerini aktaran Yazıcı, "TÜBİTAK desteğiyle AR-GE'sini yaptığımız ürünleri 42 ülkeye ihraç ediyoruz. Hem donanımlarını hem yazılımlarını üretiyoruz. Amacımız, yüzde 100 yerli olarak ürettiğimiz ürünleri maliyet etkin şekilde hem ülkemiz insanının hem de dünyadaki kullanıcıların hizmetine sunmak." değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
aa.com.tr