Bu 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’ndan bana ne kaldı derseniz?
İşte Cumhuriyetin Fotoğrafı

İki kişilik bir törenden gelen muazzam bir fotoğraf. Ve müthiş bir söz kaldı.
Cumhuriyet’in onlarca tarifi yapıldı.
Belki de en güzeli; “Kimsesizlerin kimsesi” kavramıydı. Ama önceki gün bir öğretmenimiz öyle bir söz söyledi ki...
İşte bu fotoğrafı Cumhuriyet’imize bir mühür gibi yerleştirdi... Konya’nın Ilgın ilçesi Belekler Şehit Hüseyin Topçu İlkokulu sınıf öğretmeni Fatih Yalçınkaya...
Karşısında duran tek öğrencisi Hatice Gökmen’e törende şöyle dedi:
“Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’i ilan ederken tam olarak bu günü, yani seni ve beni hayal etmişti. O, ‘Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerini kimsesidir’ derken; ülkenin en ücra köşesindeki tek bir çocuğun eğitim hakkından, aydınlık geleceğinden bahsediyordu. İşte Cumhuriyet tam olarak budur.”
Bu sözün üzerine ne söylenebilir?
İlk fırsatta gidip o okulu, öğretmeni ve öğrencisini ziyaret edeceğim.
Aslında öğretmenimizin dediği gibi, Cumhuriyet’in kendisini ziyaret edeceğim.
Sevgili hocam, sizi alnınızdan öpüyorum; Ve sevgili kızım; Ne güzel bir okuldasın ve ne güzel bir öğretmenin var. Sakın kendini yalnız hissetme. 85 milyon senin yanında. Bahtın açık olsun.
Ve bir söz de hayatımızın acı gerçeği için:
-Ne yazık ki bölge göç verdiği için öğrenci kalmamış.
Hey gidi Köy Enstitüleri hey... Ve şehit kardeşimiz Hüseyin Topçu rahat uyu.
Doğduğun ve uğruna şehit düştüğün bu topraklarda; Bak ne güzel bir Cumhuriyet çocuğu büyüyor.
ELISABETH’İN OTOPSİSİ
Likya Yolu’nda kaybolduktan günler sonra Demre-Kaş arasındaki yolda cesedi bulunan Alman yürüyüşçü Elisabeth’in soruşturması başladı. Savcı, otopsi için gereğini yaptı. Adli tabip çalışıyor. Ve biz bekliyoruz.
Defalarca, şu 4 bin yıllık tarih ve kültür yolu için önlem alın dedim.
Bu kaçıncı kayıp ve ölüm. Aslında birçok şey yazabilirim. Ama şimdilik otopsi sonucuna kadar yutkunuyorum.
SARIGÜL YETER ARTIK OTUR VE İTİRAF ET
Bir kötülük bu kadar gizli kalabilir mi?
Kalır...
Paralar ortada. Rakamlar ortada. Bu kadar parayı nasıl kazandığı sorusu ortada.
Nedim Şener yazdı. Hatta utancından bazı ifadeleri yayınlamadı.
Yeter artık.
Sarıgül...
Bir an önce dokunulmazlığından kurtul. Ve yargının karşısına çık.
TV ŞOVDAN MİLLİ TAKIMA SERGEN
Sergen’in TV programlarında bazı futbolcular için yaptığı eleştiriler sosyal medyada. TV’de söyledikleri şimdi karşısında. Bizim meslek kolay değildir. O an söylediğin sonra karşındadır. Sergen bunun için “TV’de söylediklerim şovdu” dedi.
Keşke demeseydi. Çünkü bu defa da kendisini izleyenleri kandırdı diye yorumlanıyor.
Sonuç:
-Sergen dünya çapında bir futbolcuydu.
-Bu kadar eleştiriden sonra eminim kendisini yeniden ispat için Milli Takım’a müthiş bir katkı yapacaktır.
Sergen sakın yanıltma beni.
Duygularınla değil, o müthiş futbol zekânla gir bu işe.
Destekliyorum seni. Ve ne yaparsan yap. Bu memleketin evlatlarından da Milli Takımımıza hoca çıkabileceğini göster.



