Gaziantep'te baklava üretimi sırasında Amerikan aksanıyla İngilizce konuştuğu görüntülerle sosyal medyanın gündemine oturan ve birçok kullanıcı tarafından yapay zeka sanılan Adnan Yılmaz, GZT Alfa'nın konuğu oldu. Sosyal medyada "Baklavacı Dayı" olarak tanınan Adnan Yılmaz, videolarının neden bu kadar ilgi gördüğünü, yazılım mühendisliğinden baklavacılığa uzanan kariyerini ve Amerika'daki ticari faaliyetlerini anlattı.

Marmara Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'nden mezun olduğunu ve Kaliforniya'da işletme alanında yüksek lisans yaptığını belirten Adnan Yılmaz, bugün Gaziantep baklavasını dünyaya tanıtmak için teknolojiyle geleneksel üretimi bir araya getirdiğini söyledi.

"Amerikan aksanıyla konuşmam akıllarda çelişkiye sebep oldu"

Sosyal medyada milyonlarca kişiye ulaşan videosunun yapay zeka tarafından oluşturulduğunu düşünenlere yanıt veren Adnan Yılmaz, görüntülerdeki konuşmanın ve üretim sürecinin tamamen gerçek olduğunu vurguladı.

Videonun neden yapay zeka sanıldığını değerlendiren Yılmaz, "Amerikan aksanıyla İngilizce konuşup Antep'te üretimin içinde olan bir insanı görünce bence bir çelişki oluştu." ifadelerini kullandı.

İngilizcesinin baklavadan daha fazla konuşulmasına şaşırdığını belirterek bu ilginin zamanla Gaziantep baklavasına yönelmesinden memnuniyet duyduğunu dile getirdi.

"Mühendis kafasıyla düşünüyorum"

Yazılım mühendisliği eğitiminin bugün yaptığı işe önemli katkılar sağladığını anlatan Yılmaz, Gaziantep baklavasını Amerika'da pazarlarken mühendislik yaklaşımını kullandığını belirtti.

"Ben yazılım yapmıyorum ama bir mühendis kafasıyla düşünüyorum. Pazarlamaya da öyle yaklaşıyoruz. Paketlemeye de öyle yaklaşıyoruz." diyen Yılmaz, teknolojinin geleneksel üretim süreçleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Satış operasyonlarının belirli aşamalarını otomatikleştirmek amacıyla yapay zeka destekli bir sistem geliştirdiklerini açıklayan Yılmaz, bu sayede çalışanların daha fazla değer üreten işlere odaklanabileceklerini söyledi.

Yazılım mühendisliğinden Gaziantep baklavasına: "Mesleğiniz sevdiğiniz işi yapmanıza engel olmamalı"

Yazılım mühendisliğinden baklavacılığa geçişinin dışarıdan şaşırtıcı görünebileceğini söyleyen Yılmaz, aslında farklı alanlarda edinilen deneyimlerin birbirini tamamladığını anlattı.

"Yazılımcı olmanız ya da master yapmış olmanız sizin sevdiğiniz bir işi yapmanıza bence hiçbir zaman engel olmamalı. Aksine desteklemeli." ifadelerini kullanarak, mühendislik bilgisini markalaşma ve iş geliştirme süreçlerine aktardığını söyledi.

Girişimcilikte farklı becerilerin bir araya gelmesinin önemine dikkat çekerek sahip olunan yeteneklerin çeşitlenmesinin işletmelerin taklit edilmesini zorlaştırdığını savundu.

Steve Jobs'un "noktaları birleştirme" yaklaşımından da örnek veren Yılmaz, geçmişte edinilen bir bilginin yıllar sonra bambaşka bir alanda değer oluşturabileceğini ifade etti.

Amerika'nın 50 eyaletine Gaziantep baklavası gönderiyor

Gaziantep baklavasını Amerika pazarına taşıma fikrinin yurt dışında yaşadığı dönemde ortaya çıktığını belirten Yılmaz, kaliteli baklavaya ulaşmakta zorlandıklarını anlattı.

Bu deneyimin ardından Gaziantep baklavasını Amerika'da daha geniş kitlelere ulaştırmaya karar verdiklerini söyledi. Bugün Hamido markasıyla Amerika'nın 50 eyaletine doğrudan gönderim yapabildiklerini açıkladı. Hedeflerinin ise yalnızca baklava satmak olmadığını vurguladı.

Gaziantep baklavasının Türkiye'nin önemli kültürel değerlerinden biri olduğunu ifade eden Yılmaz, bu lezzeti uluslararası alanda tanınan bir marka haline getirmek istediklerini söyledi.

SpaceX çalışanlarına baklava ulaştırdı, Paris Hilton'ın şefine gönderdi

Dünyaca ünlü isimlere Gaziantep baklavası ulaştırma girişimlerinden de söz eden Yılmaz, Elon Musk'ın kurucusu olduğu SpaceX'in Los Angeles'taki çalışanlarına baklava gönderdiklerini açıkladı. Ancak Elon Musk'ın baklavayı bizzat tüketip tüketmediğini bilmediklerini belirtti.

Viral videosunun ardından Los Angeles'taki bir arkadaşının kendisiyle iletişime geçtiğini anlatan Yılmaz, Paris Hilton'ın Türk şefi aracılığıyla da baklava ulaştırdıklarını söyledi.

Paris Hilton'ın baklavayı yiyip yemediğini henüz doğrulamadığını ifade eden Adnan, tanınmış isimlere ulaşmanın Gaziantep baklavasının Amerika'daki bilinirliğini artırabileceğini düşündüğünü belirtti.

Yeni hedefini açıkladı: Beyaz Saray ve 2028 Olimpiyatları

Gaziantep baklavasını dünyanın önemli organizasyonlarına ve tanınmış isimlerine ulaştırmak istediklerini belirten Yılmaz, gelecek hedeflerini de paylaştı.

Bir gün Beyaz Saray çalışanlarına Gaziantep baklavası ikram etmeyi arzuladığını söyleyen Yılmaz, 2028 Los Angeles Olimpiyatları için de bazı çalışmalar planladıklarını açıkladı.

2026 Dünya Kupası döneminde taraftar alanlarında baklava dağıttıklarını belirten Yılmaz, bu tür uluslararası organizasyonları Türk mutfağının tanıtımı açısından önemli fırsatlar olarak değerlendirdi.

"Kalite tek başına yetmiyor": Türk markaları neden dünyaya açılamıyor?

Türkiye'nin zengin mutfak kültürüne rağmen küresel ölçekte daha fazla markaya sahip olamamasını değerlendiren Yılmaz, kaliteli üretimin tek başına yeterli olmadığını söyledi.

"Çok güzel kaliteli ürünlerimiz var. Türkiye'nin her tarafından gerçekten." ifadelerini kullanan Yılmaz, Türk girişimcilerin özellikle pazarlama, sürdürülebilirlik ve standartlaşma alanlarında daha fazla çalışması gerektiğini savundu.

Ambalaj, lojistik, dağıtım ve müşteri deneyiminin markalaşma sürecinin ayrılmaz parçaları olduğunu belirten Yılmaz, başarılı bir ürünün dünya markasına dönüşebilmesi için güçlü bir hikayeye de ihtiyaç duyduğunu anlattı.

Amerikalıların pazarlama konusunda başarılı olduğunu düşündüğünü söyleyen Yılmaz, Türk ürünlerinin uluslararası pazarlarda hak ettiği konuma ulaşabilmesi için uzun vadeli yatırım ve sabrın önemine işaret etti.

Yapay zeka sanılan bir videoyla sosyal medyada milyonlara ulaşan Adnan Yılmaz'ın hikayesi, bugün teknolojiyi geleneksel üretimle buluşturan bir girişimcilik örneğine dönüşüyor. Yazılım mühendisliğinden edindiği deneyimleri Gaziantep baklavasının uluslararası pazarlarda tanıtılması için kullanan Adnan Yılmaz'ın hedefi ise bu kültürel mirası dünya çapında tanınan bir Türk markası haline getirmek.