Haber Global
Haber akışına dön

Atina'da 12 Mil Hesabı! Dengeleri Sarsan Akdeniz Hamlesi

Atina'da 12 Mil Hesabı! Dengeleri Sarsan Akdeniz Hamlesi

Türkiye'nin Libya ile 2019'da imzaladığı deniz yetki alanları anlaşmasına Bingazi'den gelen onay, Doğu Akdeniz'deki dengeleri yeniden hareketlendirdi. Mısır, Yunanistan ve İsrail peş peşe tepki gösterirken Atina, 12 mil kozunu gündeme taşıdı. Yunanistan'ın Mısır'la deniz sınırlarını genişletme arayışı ve İsrail'le artan askeri işbirliği dikkat çekerken, Türkiye'nin Libya'nın doğusuyla yakınlaşması bölgedeki eski ittifak hesaplarını değiştirebilecek yeni bir sürecin kapısını araladı.

Doğu Akdeniz'de doğal gaz, deniz yetki alanları ve enerji koridorları üzerinden yürütülen güç mücadelesi, Libya'dan gelen kararla yeni bir aşamaya taşındı. Bingazi merkezli Libya Temsilciler Meclisinin, Türkiye ile 2019'da imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını 20 Ekim'de onaylaması, Atina-Kahire-Tel Aviv hattında diplomatik hareketliliğe neden oldu. Yıllardır Türkiye'nin karşısında konumlanan Halife Hafter'e yakın siyasi yapının tutum değiştirmesi ise gelişmenin en dikkat çekici yönü oldu. Libya'nın batısındaki Trablus yönetimiyle anlaşma yapan Ankara, artık ülkenin doğusundaki siyasi aktörlerden de destek görüyor. Bu durum, Yunanistan'ın Libya üzerinden Türkiye'yi dengeleme hesaplarını zorlaştırırken, Akdeniz'deki eski cepheleşmenin yeniden şekillenebileceğine işaret ediyor.

KAHİRE'DEN SERT ÇIKIŞ

Kararın ardından Mısır Dışişleri Bakanlığı, anlaşmanın geçersiz olduğunu ve hiçbir hukuki sonuç doğurmadığını savundu. Kahire yönetimi ayrıca, mutabakatın kendi münhasır ekonomik bölgesi ve kıta sahanlığındaki haklarını ihlal ettiğini ileri sürdü. Ancak Mısır'ın sert tepkisi, Ankara ile son dönemde gelişen ilişkiler nedeniyle dikkat çekiyor. İki ülke ortak askeri tatbikatlar düzenleyip savunma işbirliğini güçlendirirken, Kahire diğer yandan Yunanistan ve Güney Kıbrıs'la enerji ve güvenlik ortaklığını sürdürüyor. Eylülde Mısır, Yunanistan ve Rum yönetiminin savunma bakanlarının Kahire'de buluşması da bu politikanın somut göstergelerinden biri olmuştu. Analistlere göre, Mısır açısından temel hesap, Doğu Akdeniz gazını kendi tesislerinde işleyerek Avrupa'ya taşıyan enerji merkezi konumunu korumak.

ATİNA'NIN 12 MİL PLANI

Yunanistan cephesinde ise diplomatik tepkinin ötesine geçen seçenekler tartışılıyor. Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis, 21 Ekim'deki açıklamasında ülkesinin karasularını genişleteceğini, ancak bunun zamanını kendilerinin belirleyeceğini söyledi. Özellikle Girit'in güneyi ve batısında 12 deniz mili seçeneğinin yeniden gündeme gelmesi, Ankara açısından yakından izlenen başlıklardan biri. Atina'nın ikinci hamlesi ise Mısır'la 2020'de imzaladığı kısmi deniz yetki alanları anlaşmasını genişletmek olarak dillendiriliyor. Nitekim Yerapetritis, Kahire ile bu konunun gelecekte görüşülebileceğini de doğruladı. Yunanistan ayrıca Libya kararını BM Güvenlik Konseyi'ne taşıyarak Avrupa Birliği ve uluslararası ortakları üzerinden diplomatik baskıyı artırmaya yöneldi.

İSRAİL DE DEVREYE GİRDİ

Doğu Akdeniz'deki gelişmelere İsrail'in verdiği tepki ise yeni güvenlik ortaklıklarının geleceği açısından önem taşıyor. Tel Aviv yönetimi, Libya'nın kararını sert biçimde kınarken anlaşmanın bölgedeki yakın müttefiklerinin egemenlik haklarını ihlal ettiğini savundu. Analistlere göre, Yunanistan-İsrail-Güney Kıbrıs askeri işbirliği ile Mısır-Yunanistan-Güney Kıbrıs enerji ortaklığı birleştiğinde, Türkiye'nin karşısında birbirini tamamlayan yeni bir güvenlik yapılanması oluşması ihtimali güçleniyor. Ancak Kahire'nin Ankara ile gelişen ilişkileri, dört ülkenin tek bir cephede buluşmasının önündeki önemli belirsizliklerden biri olarak gösteriliyor.

2 MİLYAR EUROLUK KABLO

Akdeniz'deki rekabetin bir başka boyutu ise Yunanistan ile Güney Kıbrıs'ı bağlaması planlanan deniz altı elektrik kablosu. İsrail'e kadar uzatılması hedeflenen Great Sea Interconnector projesi, yaklaşık 2 milyar euroluk maliyeti ve tartışmalı deniz alanlarından geçecek güzergahıyla yeni gerilimlerin merkezinde bulunuyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın New York'ta Yunanistan Başbakanı Miçotakis'e yaptığı enerji teklifini açıklarken, elektriğin 2 bin kilometre uzaklıktan taşınması yerine Türkiye'den temin edilebileceğini belirtti. Erdoğan'ın yalnızca 70 mil uzaklıktaki Türkiye anakarasından Kıbrıs'a su, elektrik ve doğal gaz sağlanabileceği mesajı, Ankara'nın enerji rekabetine sunduğu alternatif olarak öne çıkıyor.

MISIR KRİTİK KONUMDA

Son gelişmeler ışığında bölgesel denklemi yorumlayan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Köni ise, "Libya'daki gelişmenin ardından Doğu Akdeniz'de üç kritik başlık önem kazanmış durumda. Atina'nın 12 mil seçeneğini ne zaman ve hangi bölgede kullanacağı, Mısır'ın Türkiye ile yakınlaşırken Yunanistan'la deniz yetki ortaklığını ne ölçüde genişleteceği ve İsrail'in mevcut askeri işbirliğini nasıl derinleştireceği önümüzdeki dönemin temel sorularını oluşturuyor" dedi.

"YUNANİSTAN KAYBETTİ!"

Müstafi Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı ise Türkiye'nin Libya hamlesinin Doğu Akdeniz'deki dengeleri değiştirdiğini gündeme taşırken, kamuoyuna şu açıklamayı yaptı: “Yunanistan, yıllarca Libya Temsilciler Meclisinin onayı bulunmadığını gerekçe göstererek anlaşmanın geçersiz olduğunu iddia etti. Yunanistan açısından asıl stratejik kayıp budur: Libya’yı Türkiye’ye karşı kullanma hesabı önemli bir darbe almıştır. Anadolu’nun kıta sahanlığı, Yunan adaları nedeniyle ortadan kalkmaz!"

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
haberglobal.com