Kocaeli'deki Kandıra 1 No'lu F Tipi Cezaevi'nde 1992 yılından bu yana tutulan Sevgi Saymaz'ın tahliye edilmemesine yönelik tepkiler sürüyor. 34 yıldır cezaevinde bulunan Saymaz'ın 30 yıllık infaz süresini doldurmasına rağmen disiplin cezaları nedeniyle koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanamadığı belirtildi. Saymaz'ın yakınları ve siyasi parti temsilcileri, cezaevi önünde bir araya gelerek serbest bırakılması çağrısı yaptı.
İnfaz Süresi Doldu, Özgürlük Gelmedi: Sevgi Saymaz İçin Çağrı

HABER MERKEZİ
Yapılan basın açıklamasında, benzer gerekçelerle tahliyesi engellenen başka mahkûmların da bulunduğuna dikkat çekildi. Açıklamada, "İçeride bu duruma olan çok arkadaşımız var. Disiplinsizlik suçu altında suçları artırılıyor. Bu mağduriyet bir an önce giderilmelidir" denildi.
SLOGAN VE AÇLIK GREVİNE DİSİPLİN CEZASI
Saymaz'ın şartlı tahliyeden yararlanmasını engelleyen 12 farklı disiplin cezasının gerekçeleri arasında slogan atması, açlık grevine katılması, yemekleri boykot etmesi ve imam eğitim programlarına katılmaması yer aldı. Ayrıca saygısızlık, yüksek sesle konuşma ve sayım sırasında ayağa kalkmama da disiplin cezası gerekçeleri arasında sıralandı.
İnfaz yasası kapsamında tahliye edilmesi gerektiği belirtilen Saymaz'ın, cezaevi idaresinin verdiği bu cezalar nedeniyle özgürlüğüne kavuşamadığı vurgulandı.
'İÇERİYE GİRMEK KOLAY, ÇIKMAK ZOR'
Cezaevi önündeki açıklamaya katılan SOL Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Alper Taş, infaz sistemini ve iktidarın hukuk politikalarını eleştirdi.
İktidarın muhalif kesimlere yönelik düşmanca bir hukuk anlayışı benimsediğini savunan Taş, tutukluluğun istisna olması gerektiği yönündeki açıklamalara rağmen cezaevlerinden çıkmanın giderek zorlaştığını söyledi.
Taş, "Karşımızda kendisine muhalif olanları düşman olarak gören bir iktidar var ve düşman hukuku uyguluyor. Dışarıda da içeride de adaletsizlik var. Selçuk Kozağaçlı arkadaşımıza yaptıkları da ortada. İçeriye girmek kolay, çıkmak da zor. Garip bir ülke olduk. Adalet bu kadar çürütülmemişti" ifadelerini kullandı.
Saymaz için sürdürülen mücadelenin yalnızca bireysel bir tahliye talebi olmadığını vurgulayan Taş, "Bizim mücadelemiz Sevgi Saymaz'ın adı altında bir özgürlük ve insan hakları mücadelesi" dedi.
9 YILLIK CEZA BİTTİ, HÂLÂ CEZAEVİNDE
Alper Taş, açıklamasında Sevgi Saymaz ile benzer durumda olduğunu belirttiği Sevcan Göktaş'ın yaşadıklarını da gündeme taşıdı.
Göktaş'ın 2011 yılından beri cezaevinde tutulduğunu ve disiplin cezaları gerekçesiyle tahliye edilmediğini anlatan Taş, Göktaş'ın annesinin kendisini telefonla aradığını söyledi.
Taş, "Buraya geldiğimizi duyan Sevgi arkadaşımızın cezaevinden arkadaşı Sevcan Göktaş’ın annesi beni aradı" diyerek Göktaş'ın cezasına ilişkin şu bilgileri paylaştı:
"2011 yılında ana dosyada 9 yıl hüküm verildi. Bu 9 yıl 2020’de tamamen bitti. 2026’da hâlâ hapishanede."
'HAPİSHANE İÇİNDE HAPİSHANE'
EMEP Milletvekili İskender Bayhan da açıklamasında infaz sisteminin mahkûmlar üzerinde yeni bir cezalandırma mekanizmasına dönüştüğünü savundu.
Bayhan, Sevgi Saymaz'ın yaşadıklarının cezaevlerindeki genel uygulamalardan bağımsız olmadığını belirterek "Sevgi gibi cezaevlerinde Türkiye’deki infaz sistemi nedeniyle bütün cezaevindeki tutsaklara yaşatılanları protesto ediyoruz. Hapishane içinde hapishaneye dönüştürülen bir infaz sistemi var" dedi.
Cezaevlerindeki doluluk oranlarına da değinen Bayhan, Türkiye'de hapishanelerin kapasitelerinin iki katı doluluğa ulaştığını ileri sürdü.
İnfaz uygulamalarına tepki gösteren Bayhan, "Bunu uygulayanları da lanetliyoruz. Bu yaptıklarınızın her biri sizi tarihe zalim olarak geçirecek" ifadelerini kullandı.
Saymaz'ın serbest bırakılması için yürütülen mücadelenin diğer mahkûmları da kapsadığını belirten Bayhan, "Biz sadece Sevgi Saymaz’ın özgürlüğünün değil içeride haksız yere tutulan mahkûmların da sesi soluğuyuz" diye konuştu.




